Yazar Umut ŞEFLEK Cumartesi, 08 Mayıs 2010 09:44
Dünya genelinde yürütülen klinik araştırmalarda keşfedilen, ilaca dönüşebilme olasılığı yüksek molekülleri araştırıp lisansını satın alan "molekül avcıları", bilimsel alt yapı ve yetişmiş uzman gücü yönünden umut vaat eden Türkiye'yi mercek altına aldı.
Yenilikçi ilaç sektörünün önde gelen firmalarından biri olan Merck'in üst düzey yetkilisi Greg Wiederrecht, "70 milyonluk Türkiye'de çok iyi bilim adamları ve üniversiteler var. Türkiye de bunu yapabilir. Yeni moleküller üzerinde çalışan Türk bilim adamlarını gidip bulmak için can atıyoruz" dedi.
Merck Araştırma Laboratuvarlarının, tüm dünyadaki ürünlerin lisanslanması için çalışan, Uluslararası Lisanslama, İlaç Araştırma ve Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Greg Wiederrecht, çalışmaları ile ilgili bilgi verirken üzerinde araştırma yapılan her aşamadaki ürünleri satın aldıklarını söyledi.
Dünyada üzerinde çalışılan 5 bin molekülün sadece birinin ilaca dönüşebildiğini, bu nedenle ilaca dönüşebilme olasılığı yüksek moleküllerin lisansını satın aldıklarını anlatan Wiederrecht, MSD ilaçlarının piyasadaki ürünlerinin bazılarının bu yolla alınıp geliştirilen ilaçlar olduğunu söyledi.
Bu yeni moleküllerin, devletin araştırma ve geliştirmeleri desteklediği her ülkeden çıkabildiğini, araştırma merkezinin büyüklüğü ya da küçüklüğünün önem taşımadığını vurgulayan Wiederrecht, şunları belirtti:
"Örneğin rahim ağzı kanseri aşısının antijenini Avustralya'da Quinsland'deki bir üniversiteden satın aldık. Daha sonra bunun üzerinde çalışarak aşıya dönüştürdük. Bu, dünyada kansere karşı ilk aşı. Aynı şekilde şu anda çok yakında ilaca dönüşebilecek, kemik erimesi ve kanser tedavisinde kullanılabilecek iki molekülü de bu şekilde dışarıdan satın aldık. Kemik erimesi ilacı, mevcut tedavilere göre çok daha az, neredeyse hiç yan etkisi olmayacak bir ürün olacak ve çok etkili tedavi sağlayacak. Kanser ilacı da, kanser hücrelerinin dokuya girebilmeleri için enzim salgılamalarını önleyerek metastasları engelleyecek."
Yatırımcıların, bu tür yatırımlar için önlerini görebilmelerinin ve istikrarlı bir ortamın büyük önem taşıdığını kaydeden Wiederrecht, "Başarılı bir ilacın gelişmesi için 900 milyon-1.2 milyar dolar arasında harcama yapılması gerekiyor. Aşı ise daha uzun ve riskli bir yatırım. O nedenle fikri mülkiyet hakkı endüstrinin can damarı. Biz sanayinin diğer kollarındaki gibi değiliz, patent hakkımız büyük önem taşıyor" ifadesini kullandı.
"Türkiye, biyoteknoloji geliştirme işine girebilir"
Türkiye'nin çok iyi bilimsel alt yapı ve iyi yetişmiş uzman gücüne sahip olduğunu, biyoteknoloji geliştirme işine girebileceğini vurgulayan Wiederrecht, Kore, Hindistan, Çin gibi bir çok ülkenin artık bu alana eğildiğini, Avustralya'da bununla ilgili bir bakan bulunduğunu söyledi.
Bu ülkeleri yakın takip altına aldıklarını ifade eden Wiederrecht, sözlerini şöyle sürdürdü:
"70 milyonluk Türkiye'de de çok iyi bilim adamları ve üniversiteler var. Türkiye de bunu yapabilir. Yeni moleküller üzerinde çalışan Türk bilim adamlarını gidip bulmak için can atıyoruz. Ama Türk bilim adamlarının devlet desteğine ihtiyacı var. Bu da istikrarlı bir ortamın sağlanması, öngörülebilir düzenlemelerin olmasını gerektirir. Bu riskli ama çok karlı bir alan. Çok büyük istihdam ve kazanç sağlıyor. Ülkeler bu nedenle bu alanı destekliyor."
"Molekül avcılığı"nın bir boyutunun, bilimsel yayınların ve basında yer alan haberlerin takibi oluşturduğunu, ayrıca dünya genelinde araştırma ve geliştirme laboratuvarlarını takip eden "dedektifler" bulunduğunu, 80 kişilik bir ekiple çalıştığını kaydeden Wiederrecht, "Bunlar akademisyenlerle bağlantıya geçiyor, sürekli iletişim halinde oluyor. Ayrıca, kendi internet sitemize de başvuru yapılabiliyor. Geçen yıl 7 bin 800 moleküle bakıldı, bunlardan sadece 50'si ile devam etmeye karar verildi. Bu 50'nin de belki sadece biri ilaca dönüşebilecek" diye konuştu.
Araştırmacıların lisansı alınmaya değer görülen moleküller için büyük gelirler elde edebildiklerini belirten Wiederrecht, "Molekül, geliştirme aşamasının başında ise daha az, ileri safhada ise daha yüksek paralar ödeniyor. Üzerinde çalışılmaya devam edildiği sürece de her aşama için bu uzmana ödeme yapılmaya devam ediliyor. Ürün ilaca dönüşürse çok büyük kazanç sağlayabiliyor" dedi.
Kaynak: http://www.cnnturk.com/2010/saglik/05/07/molekul.avcilarinin.hedefi.turkiye/575313.0/index.html
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
- 13/02/2011 10:32 - Patara’ya 400 villa planı çevrecileri ayağa kaldır…
- 12/02/2011 11:04 - Küresel ısınma kuşları üretiyor mu tüketiyor mu?
- 11/02/2011 08:31 - "Sulak alanlar tehlikede"
- 09/02/2011 11:10 - Neandertaller neden hayatta kalamadılar?
- 08/02/2011 23:23 - Rus biyologlar felci felç etti
- 08/05/2010 09:23 - Homo Sapiens'lerle Neandertal'ler kaynaşmış
- 15/03/2010 22:31 - Türkiye'nin bioçeşitliliği
- 13/03/2010 11:01 - İki Yeni Alabalık Türü Keşfedildi
- 07/03/2010 13:48 - Ayda yürüyen ilk ve son astronot Adana'da
- 05/03/2010 22:32 - Dinozorları neyin yok ettiği kesinleşti





















