BiyoWeb - Biyoloji Forumu
Duyurular: BiyoWeb Forumlarına Hoş Geldiniz
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Eylül 05, 2008, 10:41:08 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mantarlar ( Fungus )  (Okunma Sayısı 2864 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
wizox
Demirbaş
Hero BiyoWeb
*

Teşekkür 2018
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 540


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« : Şubat 13, 2007, 07:01:09 ÖS »

Mantarlar hakkında geniş açıklamalar, resimler ve araştırmalarla ilgili mesajları burada paylaşacağız..
Logged

wizox
Demirbaş
Hero BiyoWeb
*

Teşekkür 2018
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 540


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Şubat 13, 2007, 07:01:56 ÖS »

Makromantarların İnsanlar İçin Önemi nedir?

Bitkiler aleminin Mycophyta bölümünü oluşturan mantarlar olmasaydı belki de yaşayamazdık. Çünkü dünyanın hayat devrinde mantarların çok önemli fonksiyonları vardır. Bizler için, mantarlar aleminin bir kısmını oluşturan makromantarlar denildiğinde, akla ilk önce zehirli mantarlar, daha sonra yenilebilir mantarlar gelir. Onları güncel kılan da bu özellikleridir. Ancak bu varlıkların doğadaki pozisyonları gözönüne alındığında, onları asıl önemli kılan, ölü veya canlı organik maddeleri parçalamaları ve böylece karbon - azot devrinin sürdürülmesinde çok büyük bir rol oynamalarıdır.
    Mantarların,zehirlenmelere, cilt ve diğer hastalıklara sebep olarak insana doğrudan zararlı etkileri olabilen bir çok türü vardır. İnsan için faydalı olan bitkiler üzerinde parazit olmalarının sonucu ekonomik kayıplara sebep olmakla dolaylı zararları da vardır. Bazı mantarlar ise insana, mesela mayalama endüstrisinde, çok değerli hizmetler verirler. Ferment denilen bazı maddeler oluşturarak, şekeri alkol ve karbon dioksite dönüştürür, bu mantarlar uzun zamanlardan beri alkollü içkiler üretiminde kullanılmıştır. Mayalanma olayı, bazı bakteriler, maya ve küf mantarları tarafından me dana getirilmektedir. Eskiden, mayalama işlemi tabi yolla gerçekleştiriliyordu. Bugün gelişmiş olan teknikler sayesinde tek bir mikroorganizmanın kültürü yapılabilmektedir ve bunlar kullanılmak suretiyle kaliteli ürünler elde edilmektedir. Görülüyor ki bu endüstri mayalanma oluşturan mantarlara bağlıdır. Bunlar arasında en önemlisi Saccharomyces cerevisiae' dir. Maya mantarları lüzumlu mayalanmayı sağlamak üzere ekmek yapımında da kullanılmaktadır. Maya mantarlarınının başka türleri meyve sularından şarap imalinde, süt endüstrisinde muhtelif süt ürünlerinin üretiminde kullanılır. Bakterilerden başka, bazı peynirlerin olgunlaştırılmasında Penicillium cinsinden küf mantarları önemli rol oynarlar, bu peynirlerde küf mantarı peynirin içinde gelişir ve boz renkli damarlardan ibaret bir ağ teşekkül ettirir. Bazı peynirlerde bu damarlı oluşum yalnız yüzeyi örter. Bununla beraber en büyük keşif, mantarlardan elde edilen bilhassa "penisilin" adı verilen antibiyotiklerdir. Penisilin, Penicillium notatum dan elde edilmiştir, halen bir çok bulaşıcı hastalığın tedavisinde başarı ile kullanılmaktadır.
    Mantarlar tabi çürümede aktif bir rol oynarlar ve bu şekilde insan faaliyetle- rinin bir çok sahasında dolaylı etkide bulunurlar. Organik artıkların çürümesi bakterilerin ve mantarların, bilhassa küçükk mantarların beraber faaliyeti ile gerçekleşmektedir. Mikroskobik olan bu mantarlar toprakta her yerde çok fazla sayıda bulunurlar. Ormandan ve tarladan, hangisinden olursa olsun, her türlü toprak bu canlıların sporları ve hüfleri ile doludur. Toprak mantarları, karbon dioksit depo ederek ve çeşitli kimya olaylarına sebep olarak önemli bir mekanik rol icra ederler. Bunlar bitki kalıntılarının parçalanmasına, gübrelik harcın meydana gelmesine, bazı tarım ürünlerinin muamelesine iştirak ederler. Nihayet su mantarları, kirlenmiş suların yarı temizlenmesinde kısmen yardımcı olurlar.
     Böyle iyi yönde ve insan için faydalı tarafları yanında, mantarlar çok tehlikeli düşmanlar da olabilirler ve insanlar bunlara karşı nasıl mücadele edeceğini kestiremez. Mantarlar tarafından sebep olunan zararlar birçok şekilde açıklanabilir, mesela parazit mantarlar ekonomik bakımdan değerli bitkilerde ve hayvanlarda, hatta insanlarda zarar meydana getirirler. İnsan vücudunda mantarların parazit olması, çeşitli deri hastalıklarına ve genel rahatsızlıklara sebep olabilir. Bunlar, eğer sporları kan dolaşımına girerse solunum sistemi ve işitme hastalıklarını tahrik ederler. Böyle hastalıklar hayvan ve insanlarda yaygındır. Bilhassa balıklar su küf mantarlarına hassastırlar, su küfleri bulaşmış oldukları deri dokusuna yerleşir ve tedrici olarak canlıda tamamen yayılır. Böceklere hücum eden diğer küf mantarları da insektisid (böcek ilacı) olarak kullanılabilmektedir.
    Mantarların, ekonomik olarak önemli bitkilerde parazit olması ile sebep olunan zarar pek büyüktür, çünkü bunlar verimi azaltır veya belli bazı bölgelerde bazı bitkileri yetiştirmeyi imkansız kılarlar.Bu mantarlar, bitki hastalıkları ile uğraşan Fitopatoloji ilminin konusuna girerler.
    Küf mantarları tohumların ve fideciklerin işe yaramaz hale gelmesine yol açarlar, aynı zamanda patates ve asmalarda tehlikeli hastalıklara sebep olurlar. Yanıklık hastalıkları mesela buğdayı ve mısırı tarlada tahrip edebilir. Buğday pası mantarı (kınacık) tarafından buğday üretiminde büyük kayıplara uğranılmaktadır, çeşitli pas mantarları başka bitki türlerine de hücum ederler fakat tabidir ki meydana gelen zarar buğdaydaki kadar ekonomik önemde değildir. Bilhassa külleme hastalıkları önemlidirler; şerbetçi otu, gül, meşe ve asmalar gibi bir çok bitkinin yüzeyinde un gibi, ince bir beyaz tabaka meydana getirerek zarar yaparlar. Meyveler de siyah ve esmer çürüklüğe sebep olan mantarların hücumuna uğrarlar.
    Bazı mantar türleri ağaçların iğne yapraklarına zarar verirler ve dökülmelerine sebep olurlar. Claviceps purpurea meşhur bir zararlıdır. Odun tahripçisi mantarlar da tehlikelidir, bunların miseli ağaçların odun dokusuna nüfuz eder ve nihayet onları çürütür ve öldürür. Ağaçlara hücum eden başka türler de vardır, fakat en yaygın olanı bal mantarı (Armillaria mellea), orman ve bahçe ağaçlarını istila eden en zararlı parazitlerden biridir. Çok korkulan diğer bir mantar ev mantarı (Serpula (Merulius) lacrimans) dır, bu mantar binalarda kuru çürüklüğe sebep olur.
     Yenen mantarlara gelince, bunlar ağaçlıklarda, kırlarda ve tarlalarda toplanabilirler, ticari olarak yetiştirilebilirler.
    Makromantarlar ayrıca yüksek bitkilerin köklerine girmek suretiyle oluşturdukları mikorriza denilen yapı açısından da önemlidirler. Çünkü böyle bir ortaklık kurulduğunda mutallistik bir simbiyoz sözkonusu olur. Yapılan araştırmalara göre mikorrizalı bitkiler; fosfor, kalsiyum ve potasyumu daha fazla miktarlarda alırlar ve bu nedenle de gelişmeleri diğerlerine nazaran daha iyi olur.
    Görülüyor ki mantarların önemi insan faaliyetlerinin birçok alanında ortaya çıkmaktadır ve hayal edebildiğimizden daha büyüktür. Her yerde mevcut bulunmalarından ve çok aşırı sayıda olmalarından dolayı mantarlar Dünyanın hayat devrinde önemli rol oynarlar.
Logged

wizox
Demirbaş
Hero BiyoWeb
*

Teşekkür 2018
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 540


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Şubat 13, 2007, 07:03:19 ÖS »

Makromantar nedir?(MakroFungus, makromiset, yüksek mantar)

Makromantarlar klorofili olmayan, üreme organları ve esas bünyeleri iplik gibi, "hüf" denilen küçük borucuklardan ibaret canlılardır. Belirgin şekilleri ve yaşama modelleri ile bağımsız bir canlı alemidirler. Bu canlılar hem eşeyli hem de eşeysiz olarak, sporlar oluşturarak ürerler. Klorofil ihtiva etmediklerinden, bağımsız olarak şeker, yağ ve nişasta gibi organik maddeler oluşturamazlar. Bu nedenle diğer canlılara ihtiyaç duyarlar. Yani başka canlılardan beslenirler. Bir başka deyişle çürükçül veya asalaktırlar. Mantarın esas bünyesi ince iplik gibi hüfler kitlesidir ki buna misel denir. Bizim toprak üzerinde gördüğümüz ve yararlandığımız kısım, bu misellerin özelleşmesi ile dokunmuş bir eşeyli üreme organıdır.



Yukarıda kısaca tanımladığımız, çayırlarda, yol kenarlarında, ormanlarda, ağaç altlarında hemen hemen hepimizin sadece bir bölümünü (şapkasını) gördüğü ve bildiği makromantarlar; çok değişik renk ve şekillerde, bazılarını yediğimiz, bazılarından zehirlendiğimiz enteresan varlıklardır. Öyle ki, mantarlar alemininin tümünü ele alırsak ,olağanüstü yumuşak ve büyük ölçüde saydam bir vücut yapısına sahip olduklarını ve buna rağmen dev bir sarmaşık gibi onlarca metrelik bir alana yayılabildiklerini görürüz. Ellerinden hiçbir şey kurtulmaz; suyu, toprağı, böceklerin, bitkilerin, memelilerin hatta kuşların dokularını bile istila edebilirler.
    Mantarlar alemi aslında çok karmaşıktır. Burada ele aldığımız makromantarlar, Eumycophtya filumu (gerçek mantarlar) sınıfına dahildir. Bundan başka daha birçok mantar sınıfı mevcuttur. Bunlara örnek olarak; bölünen mantar bitkiler, cıvık mantarlar, algsi mantarlar, keseli mantarlar, çomak mantarlar, ikincil mantarlar gibi sınıflar gösterilebilir.
    Bizim burada ele aldığımız yenebilir mantarlar, büyük ölçüde sudan oluşan ve aroması nedeniyle bizlere çekici gelen bir besindir. 100 gram pürtüklü mantarın içeriğinde, sadece 5 gram protein, 10 gram karbonhidrat ve sadece 1 gram yağ bulunur. Geri kalanı sudur. Ancak mineral tuzlar açısından oldukça zengindir. Kalsiyum, potasyum, fosfor ve demir içerir. Mantarlar C vitamini açısından çok fakirdirler. Buna karşılık, B grubu vitaminler, K ve D2 vitamini açısından zengin mantar türleri vardır.
Logged

sezerdordu
sezerdordu
Editör
Sr. BiyoWeb
****

Teşekkür 18
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 262


Çukurova Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Şubat 15, 2007, 02:03:48 ÖS »





Logged

Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı. Alphonse Karr
wizox
Demirbaş
Hero BiyoWeb
*

Teşekkür 2018
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 540


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #4 : Şubat 26, 2007, 05:45:57 ÖS »

Ülkemiz sahip olduğu flora ve iklim koşulları nedeniyle değişik ortamlarda yetişen doğa mantarları yönünden oldukça zengindir. Bu nedenle yenen makromantar türleri ülkemizin pek çok yöresinde, yetişme mevsimlerinde toplanarak, ya yemeklik olarak kullanılır ya da ticareti yapılır.

Türkiye, 20 milyon hektarlık orman alanı ve geniş ziraat arazileri ile kırlık araziler bakımından çok geniş bir mantar yetişme ortamına sahiptir. Henüz bu geniş mantar potansiyelinden tam olarak yararlandığımız söylenemez. Ekonomik değeri olan mantar türlerini tanıyıp, korumaya alarak, en iyi şekilde faydalanmanın yollarını bulmak zorundayız. Araştırmalara göre, bugün için 40 civarında yenen mantar türü yemeklik olarak toplanmakta ve bunların içinden 25'e yakını ticarete konu edilip pazarlarda satılmakta ya da yurt dışına ihraç edilmektedir. Aşağıda Türkiye'de yetişen yenilebilir mantar türlerinin bir listesini görmektesiniz.
Mantarların özellikleri ve resimleri için isimleri tıklayınız.

Kuzu Göbeği Mantarı
Kuzu Mantarı
Domalan      
Sütsüz Mantar      
Kanlıca Mantarı
Tirmit    
Çörek Mantarı    
Kaypak Mantar    
Öküz Mantarı    
Melez Mantarı
Doru Renkli Mantar    
Çam Kabara Mantarı    
Kar Çanı    
Bal Mantarı    
Değişken Renkli
Çayır Mantarı    
Karakız Mantarı    
İmparator Mantarı
Şemsiye Mantarı    
Posteki Mantarı
İstiridye Mantarı    
Kayın Mantarı    
Yumurta Mantarı    
Borazan Mantarı    
Kıvırcık Mantarı
Biftek Mantarı    
Kükürt Mantarı    
Pullu Mantarı    
Sığır Dili    
Dede Sakalı
« Son Düzenleme: Şubat 26, 2007, 05:55:17 ÖS Gönderen: wizox » Logged

wizox
Demirbaş
Hero BiyoWeb
*

Teşekkür 2018
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 540


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #5 : Şubat 26, 2007, 06:21:49 ÖS »

Ülkemizde besin maddesi olarak tüketilen mantarlar yanında, tür olarak sayıları 70 civarında olan ve çeşitli toksik madde içeren makromantar bulunmaktadır. Gelişme dönemlerinde bu mantarların bilinçsizce toplanarak yenmesi ile oluşan zehirlenme olayları hemen hemen her yıl görülmektedir. Bu zehirlenmelerin bazıları ucuz atlatılırken, bazıları da üzücü ölümlere yol açmaktadır.

    BİLMEDİĞİNİZ MANTARI YEMEYİNİZ!
    Zehirli mantarları kolayca tanımak için pratik ayrım noktaları yoktur. Bu nedenle iyi tanınmayan, yabani, bilinmeyen mantarların yenmemesi gerekir. Önerimiz;

    * Ellendiğinde sararan çayır mantarlarından (Agaricus türleri);
    * DDT, turp kokusunda olan orman mantarlarından (Hebeloma, Inocybe, Cortinarius türleri);
    * Annulusu ve volvası olan Amanita türlerinden kesinlikle uzak durmanızdır.

     Aşağıda önemli zehirlenme olaylarına neden olan mantarlardan bazılarının isimlerini görmektesiniz. Ayrıntılı bilgi için üzerini tıklayınız...

-Ağulu Mantar      
-Yalancı Dede Mantarı     
-Al Sinekçi Mantarı      
-Ölüm Meleği


Zehirli mantarların   toksinleri yapısal açıdan iki gruba ayrılmaktadır. Bu iki grup içinde çok sayıda zehirleyici madde çeşitleri bulunur. Bu maddeler değişik türlerde zehirlenmelere yol açar. Bugüne kadar yapılan çalışmalara göre   Mantar Zehirlenmeleri 9 Grup altında toplanmıştır...

    MANTAR TOKSİNLERİ
    I.Azot içeren bileşikler
    a- Terpenler
    b- Antrakinonlar
    II.Azotsuz bileşikler
    a- Oksolanlar
    b- Azot heterosiklik bileşikler
    c- Amid ve peptidler
    d- N-N bağlı bileşikler

    MANTAR ZEHİRLENME TİPLERİ
    1- Falloides sendromu
    2- Orellanus sendromu
    3- Giromitra sendromu
    4- Muskarin sendromu
    5- Pantherina sendromu
    6- Psilosibin sendromu
    7- Koprinus sendromu
    8- Paksillus sendromu
    9- Gastrointestinal sendrom
Logged

wizox
Demirbaş
Hero BiyoWeb
*

Teşekkür 2018
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 540


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #6 : Mart 05, 2007, 12:36:56 ÖS »

REGNUM (ALEM): FUNGİ (MANTARLAR)



Bu alem, yediğimiz şapkalı mantarları ve diğer organizmalarla birlikte yaşayan cıvık mantarları içerir. Bazı mantarlar, alglerle bir araya gelerek "liken" adı verilen toplulukları oluştururlar. Bazı türler de, bitkilerin köklerinde simbiyont olarak yaşarlar. Bitkilerin %90'ı, köklerinde simbiyont mantar türlerini taşır.
İletim dokusu bulunmayan ve bu nedenle heterotrofik, parazitik ya da saprofit (çürükçül) beslenen, fotosentez yapmamaları nedeniyle ışığa bağımlı olmayan, ökaryotik canlılardır. Çoğu hareketsizdir. "Ekzoenzimler" adı verilen sindirim enzimleriyle hücre dışı sindirim yapılır. Besin maddeleri, vücutta glikojen formunda depolanır. Hücre duvarları, ağırlıklı olarak kitin yapıdadır. Ayrıca hücre zarı yapısında, hayvanlardaki kolesterol yerine, "ergosterol" adı verilen özel bir bileşik bulunur.




REGNUM (ALEM): FUNGİ (MANTARLAR)


Bu alem, yediğimiz şapkalı mantarları ve diğer organizmalarla birlikte yaşayan cıvık mantarları içerir. Bazı mantarlar, alglerle bir araya gelerek "liken" adı verilen toplulukları oluştururlar. Bazı türler de, bitkilerin köklerinde simbiyont olarak yaşarlar. Bitkilerin %90'ı, köklerinde simbiyont mantar türlerini taşır.
İletim dokusu bulunmayan ve bu nedenle heterotrofik, parazitik ya da saprofit (çürükçül) beslenen, fotosentez yapmamaları nedeniyle ışığa bağımlı olmayan, ökaryotik canlılardır. Çoğu hareketsizdir. "Ekzoenzimler" adı verilen sindirim enzimleriyle hücre dışı sindirim yapılır. Besin maddeleri, vücutta glikojen formunda depolanır. Hücre duvarları, ağırlıklı olarak kitin yapıdadır. Ayrıca hücre zarı yapısında, hayvanlardaki kolesterol yerine, "ergosterol" adı verilen özel bir bileşik bulunur.

Mayalar gibi bazı cinsleri tek hücreli olabilir. Çok hücreli üyeleri, "hif" adı verilen özel vücut bölümlerinden oluşurlar. Hifler, bir araya gelerek "misel" yapılarını meydana getirir. Spor adı verilen özel hücrelerle ürerler. Sıklıkla rüzgar yoluyla saçılan sporlar, organizmanın türüne ve ortam koşullarına göre eşeyli (mayotik) ya da eşeysiz (mitotik) olarak üretilirler. Eşeyli üreme öncesinde, "feromon" olarak bilinen kimyasallarla iletişim kurarlar. Bitkilerde görülen döl almaşı, mantarlarda da görülür.
Yapılan moleküler çalışmalar, mantarların en yakın olduğu canlı grubunun "hayvanlar" alemi olduğunu göstermiştir.

1. Divisio (Bölüm): Gymnomycota (Cıvık Mantarlar)
2. Divisio (Bölüm): Mastigomycota
3. Divisio (Bölüm): Amastigomycota


Hazırlayan: Deniz Candaş

Logged

NorthernStar
BiyoWeb Üye
*

Teşekkür 5
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 46


İstanbul Teknik Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #7 : Mart 05, 2007, 02:34:05 ÖS »

Bana çok ilginç gelen başka bir mantar türü. Sınıflandırmada tam ismini bulamadım. Böcekler arasında görülüyor ve beslenme yoluyla çoğalıyor. Ancak bu mantarı diğerlerinden ilginç yapan özellik, canlının içinde büyüyüp gelişmesi. Bir kere besin yoluyla alındıktan sonra mantar böceğin sinir sistemine kendini enfekte edip, bir bakıma kontrol altına alıyor. (daha da ilginci, mantar enfekte olduktan sonra böceği yüksek bir dalın tepesine çıkmaya zorluyor. -sporlanmayı daha verimli kılak için belki de-) Belli bir süre sonunda böcek ölüyor. Mantar da besin olarak kullandığı ölü böceğin vücudundan dışarı çıkarak gelişimini devam ettiriyor.

Akıl da canlandırması zor mu? İşte videosu:  Göz kırpan

http://www.metacafe.com/watch/331826/ant_fungus/
Logged

wizox
Demirbaş
Hero BiyoWeb
*

Teşekkür 2018
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 540


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #8 : Mart 05, 2007, 07:27:55 ÖS »

Evet o mantar türünü biliyorum hatta forumda belgeseller bölümünde mevcut..

Katil Mantarlar Belgeseli için..


Mantar resimleri için bu sayfayı ziyeret edebilirsiniz..


Orman mantarı









« Son Düzenleme: Ekim 01, 2007, 09:45:20 ÖS Gönderen: wizox » Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com



Powered by  MyPagerank.Net
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM