BiyoWeb - Biyoloji Forumu
Duyurular: 27-30 Ağustos 2008 tarihleri arasında GAziantep Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde XV. Ulusal Biyoloji Öğrenci Kongresi gerçekleştirilecektir.
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Temmuz 05, 2008, 07:22:54 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Evrim Kuramı  (Okunma Sayısı 1117 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
sezerdordu
sezerdordu
Editör
Sr. BiyoWeb
****

Teşekkür 18
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 267


Çukurova Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« : Kasım 26, 2006, 02:28:52 ÖS »

Biyolojide evrim, canlı türlerinin nesilden nesile değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanmasıdır. Evrim, bir canlı popülasyonunun genetik kompozisyonunun zamanla değişmesi anlamına gelir.

Evrimin mekanizmasınının anlaşılmasında ve açıklanmasında bugün geçerli olan bilimsel sentez, Charles Darwin tarafından 1859'da ortaya atılmış olan evrim kuramı üstüne kuruludur. Evrim kuramına göre canlılığın devamı ve çeşitliliği doğal seçilimle sağlanır. Doğal seçilimin üç temel bileşeni bulunur: Genetik karakterlerin devamını sağlayan kalıtım, farklı karakterlerin popülasyondaki zenginliğini sağlayan çeşitlilik, ve bu çeşitli karakterlerden doğadaki koşullara en uygun olanının hayatta kalmasını sağlayan seçilim.

1930'lar ve sonrasında daha önce Gregor Mendel tarafından ortaya konmuş olan kalıtım kuramı, moleküler biyoloji'nin kalıtımın moleküler temellerine dair sağladığı bilgi ve Darwin'in kuramının sentezlenmesiyle evrim kuramı modern halini aldı. Güncel bakış açısıyla evrim, bir gen havuzu içinde bir nesilden diğerine belli bir karakterin oluşmasında etkili olan allellerden birinin sıklığının değişmesi olarak tanımlanabilir. Doğal seçilim, genetik özelliklerin üremeye katkısı, ve popülasyon yapısı bu değişime etki eden faktörlerdir.

Evrim kuramı, insanlığın kökenine ilişkin sonuçları nedeniyle ortaya atıldığından bu yana sosyal ve politik platformda en çok tartışılan bilimsel teoridir. Bunun sonucunda, kuramın bilimsel algılanışı ile popüler algılanışı oldukça farklı olagelmiştir. Evrim kuramına popüler düzeyde karşı çıkan ve onun yerine yeryüzündeki canlılığın kökeni ve çeşitliliğini doğaüstü bir yaratıcıya bağlayan akımlara genel olarak yaradılışçılık adı verilir. Evrim kuramı, popüler düzeyde tartışıldığında algılandığı gibi bir inanç değildir. Evrim kuramı bir bilimsel [teoridir], dolayısıyla doğruluğu bilimsel çevrelerce kabul edilmekle birlikte üzerinde hâla araştırmalar yapılmaktadır. Evirm kuramının ilk ifade edilişi olan türlerin kökeni isimli darwin'in çalışmasıyla bugünkü evrim kuramı arasında çok büyük farklar vardır. Bu, kuramın bir inanç değil de bilimsel bir araştırma olduğunu kanıtlar. Aslında kuram üzerinde çalışan bilim insanları, varolan popüler tartışmadan çok uzaktır. Bilim, insanlığın cevabını bulamadığı soruları, deneyler ve somut gerçeklikler üzerinden araştırmak zorundadır. Çalışma prensibi de, sorulara mantıklı cevap veren bir hipotez kurup bu hipotezin araştırılmasıdır. İnsanlığın cevap aradığı sorular, felsefe ve dinin de konusu olmuştur. Felsefe düşünce ile, din ise inanç ile bu soruların cevaplarını vermeye çalışmıştır. Önemli olan bunların birbirine karıştırılmamasıdır.

Logged

Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı. Alphonse Karr
sevtap
BiyoWeb Üye
*

Teşekkür 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Aralık 17, 2006, 07:48:36 ÖS »

Merhaba önceki sitede de sormuştum. Evrimde körelen organlar, özellikle de 20 yaş dişleri hakkında geniş bir bilgiye ihtiyacım var. Yardımcı olursanız sevinirim. TEŞEKKÜRLER.... Göz kırpan
Logged
peri
Editör
Full BiyoWeb
****

Teşekkür 66
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 105


Çukurova Üniversitesi


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Aralık 17, 2006, 11:15:02 ÖS »

Yabancıların "akıl dişi" de dedikleri yirmi yaş dişleri geç çıktıkları gibi, çoğu kez problem de yaratırlar ve diş hekimlerince derhal çekilmeleri önerilir. Aslında çiğnemede pek fonksiyonu da olmayan bu dişler bize henüz yiyeceği pişirerek yemeyi keş-fedemeyen atalarımızın mirasıdır. Onların çiğ yiyecekleri yemek için daha kuvvetli bir çeneye ve dişlere ihtiyaçları vardı.
Zaten diğer bütün dişlerimiz de aynı anda çıkmaz. Önce süt dişleri çıkar. Onlar döküldükten sonra ön dişler ve köpek dişleri çıkar sonra da azı dişleri. Yirmi yaş dişleri bu sırayı biraz gecikerek takip eder. Bütün bu olaylar olurken de çenemiz gelişmeye devam eder, ancak 20 yaşını geçtikten sonra yirmi yaş dişlerine çene kemiğimizde yer açılır.
İnsanlık geliştikçe yirmi yaş dişine de çenemizde o kadar az yer kalıyor, yani insanın evriminde çene gittikçe küçülüyor. Bu nedenle bazı insanlarda bu dişler hiç çıkmadan gömülü olarak kalabiliyor. Yerine tam oturamadığından çürüyebiliyor, iltihap yapabiliyor. Bir fonksiyonu olmadığından da diş hekimleri çekip almayı tercih ediyorlar.
Görevleri sadece çiğnemek olmasına rağmen dişlerimizin içinde sinirler de vardır. Bu sinirler dişlerimizle ilgili acı, ağrı ve ısıyı beynimize iletirler. Yani dişimiz çürürse sinir bir problem olduğu konusunda beynimizi ikaz eder ama nedense bu ikazı diş çürüdükten, iş işten geçtikten sonra yapar, diş hekimleri de o dişi kurtarmak için önce sinirini alırlar.
ALINTIDIR.
Logged

Her rüzgar savuracak bir toz bulur,
Her hayat yaşanacak bir can bulur,
Her umut gerçekleşecek bir düş bulur
Bulunmayacak tek şey senin benzerindir
sevtap
BiyoWeb Üye
*

Teşekkür 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Aralık 18, 2006, 07:34:02 ÖS »

Sayın peri biz bir proje hazırlıyoruz ve 20 yaş dişleri ve evrim konusunda kaynağa ihtiyacımız var. Anlattıklarınız ile ilgili kaynaklar da gösterirseniz çok sevineceğim. Ayrıca deneklerde kullanmaya proje için etik sözleşmeside lazım. bu konuda da yardımcı olursanız minnattar olacağım. Simdiden teşekkürlerrrrr....
Logged
sezerdordu
sezerdordu
Editör
Sr. BiyoWeb
****

Teşekkür 18
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 267


Çukurova Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #4 : Aralık 20, 2006, 10:46:58 ÖÖ »

Kendisi de bir evrimci olan S. R. Scadding, Evolutionary Theory dergisinde "Do 'Vestigial Organs' Provide Evidence for Evolution?" başlığı altında şunları söyler:

"(Biyoloji hakkındaki) bilgimiz arttıkça, körelmiş organlar listesi de giderek küçüldü... Bir organın işlevsiz olduğunu tespit etmek mümkün olmadığına ve zaten körelmiş organlar iddiası bilimsel bir özellik taşımadığına göre, "körelmiş organlar"ın evrim teorisi lehinde herhangi bir kanıt oluşturamayacağı sonucuna varıyorum"


Bir zamanlar apandisit de körelmiş organ olarak düşünülüyordu, ta ki 1997'de ABD'nin saygın tıp literatürü "The Merck Manual of Medical Information" 'de geçen şu ifadeye kadar:

"Vücuttaki timus, karaciğer, dalak, apandisit, kemik iliği gibi başka organlar lenfatik sistemin parçalarıdır. Bunlar da vücudun enfeksiyonla mücadelesine yardım ederler."

PubMed'e üye iseniz, aşağıda vereceğim bilimsel makalelerde 20 yaş dişinin hiç de düşünüldüğü gibi körelmiş bir organ olmadığını okuyacaksınız:

- Leonard M.S., 1992. Removing third molars: a review for the general practitioner, Journal of the American Dental Association, 123(2):77-82

- M. Leff, 1993. Hold on to your wisdom teeth, Consumer reports on Health, 5(Karizmatik:4-85

- Daily.T 1996. Third molar prophylactic extraction: A review and analysis of the literature. General Dentistry, 44(4):310-320

ALINTI
Logged

Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı. Alphonse Karr
sevtap
BiyoWeb Üye
*

Teşekkür 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Aralık 20, 2006, 07:08:52 ÖS »

Çok teşekkür edrim.
Logged
Angelperta
BiyoWeb Üye
*

Teşekkür 9
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 60


Hacettepe Üniversitesi


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Şubat 07, 2007, 10:02:33 ÖS »

"EVRİM TEORİSİNDE EKSİK HALKA KALMADI
*evrim teorisiyle ilgili eksik halka kaldımı?
-hemen hemen kalmadı. 1990'lardan itibaren o kadar çok paça bulunduki, her biri bir eksiği tamamladı. Tim White evrimi çozdüünü soylüyor. bence haklı.
bulgulardan evrimi takibedebiliyoruz. dik yürümeye uyum, beynin gelişmesi, alet yapımı... heposini biliyoruz ancak süreç tek çizgiden oluşan kronolojik harita değil dallı budaklı bir harita."

Gibi bir haber buldum Gülümseme ilgilenenlere Göz kırpan
Logged

beko
Demirbaş
Sr. BiyoWeb
*

Teşekkür 1910
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 255


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #7 : Şubat 07, 2007, 11:41:10 ÖS »

evet güzel bir habermiş ama ben hala eksik halkaların tamamlandığına inanmıyorum...evrimin çözülmesine gelince çok yaklaşıldı ama bakalım zaman ne gösterecek...
Logged

"Biyolog, elektrik motoruyla ilk kez karşılan bir çırak kadar acemi olmasına karşın karmaşık motor mekanizmalarını inceleyen kişidir"
                                                                     
Erwin Schrödinger
Angelperta
BiyoWeb Üye
*

Teşekkür 9
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 60


Hacettepe Üniversitesi


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Şubat 08, 2007, 04:55:52 ÖS »

geçmiş zamanın başlangıcı olamaz derken neyi kast ediyorsun ?!  koservat canlı değilmidir ?  ilk canlıysa ilk ortak ata olamaz mı  ?  sonrasında da bir çok canlı evrimleşmemişmidir. bazı canlıların farklı koşullara göre farklı özellikler kazanmasıyla değişik türler oluşmamışmıdır ? bu bazı canlılarda, ondan türeyen canlıların ortak atası kabul edilemez mi ? 
Logged

apoptozis
Moderator
Full BiyoWeb
*

Teşekkür 5
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 107


Eskişehir Osmangazi Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #9 : Şubat 16, 2008, 08:19:33 ÖÖ »

Sezerdordu Arkadaşım Alıntı kaynağını belirtmemiş ancak kaynak Harun Yahya adında bir şahsın sitelerinden alınma ve körelmiş organlar ile eklediği alıntıya cevap olarak bir link vermek istiyorum.

Saygılarımla...

http://bilimfelsefedin.blogspot.com/2007/09/apandis-kuyruk-sokumu-kemii-ve-krelmi.html
Logged

..."Einsteincılığın" tersine,Darwincilik konusunda bilgisi olan olmayan ahkam kesiyor. Sanırım Darwinciliğin bir sorunu da, Jacques Monod'nun dediği gibi,herkesin bu kuramı anladığını zannetmesi."

Richard Dawkins(Kör saatçi,s:III)
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.3 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com



Powered by  MyPagerank.Net
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM