BiyoWeb - Biyoloji Forumu
Duyurular: Çukurova Üniversitesi'nde 20-23 Mayıs 2008 tarihinde "IX.Ulusal Histoloji ve Embriyoloji" Kongresi yapılacaktır
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Temmuz 05, 2008, 09:06:59 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kandaki Kaos Sıtma  (Okunma Sayısı 777 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
wizox
Demirbaş
Hero BiyoWeb
*

Teşekkür 2018
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 538


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« : Eylül 22, 2007, 05:50:37 ÖÖ »


Hızla yayılan hastalık, bugüne kadar görülmemiş sayıda insanı etkiliyor. Ve onlarca yıldır sıtmayı görmezden gelen dünya yeniden silahlarını kuşanıyor.

Her şey küçücük bir ısırıkla başlıyor; acı vermeyen bir ısırıkla. Sivrisinek gece geliyor, çıplak derinin üzerine konuyor, çıkış çizgisinde çömelmiş durumda hazır bekleyen koşucular gibi pozisyon alıyor. Ve emmeye başlıyor...

Bu sivrisineğin uzun, iplik gibi ince bacakları ve benekli kanatları var; insan sıtma parazitini taşıyabilen tek böcek olan Anopheles cinsinden. Ayrıca dişi olduğu kesin. Çünkü, yumurtalarını protein açısından zengin hemoglobinle besleyen dişiler kana bağımlıyken, erkek sivrisinekler kana ilgi göstermiyor. Dişinin sokucu-emici ağzı iğne gibi sert görünse de aslında iki küçük pompayla takviye edilen kesiciler ve beslenme tüpü gibi farklı aletleri saran bir kılıftan ibaret. Sivrisinek önce epidermis tabakasını, sonra onun altındaki ince yağ tabakasını ve sonunda kılcal damar ağını deliyor. Ve emmeye başlıyor.

Kanın pıhtılaşmasını önlemek için ısırdığı bölgeyi tükürüğüyle kayganlaştırıyor. Ne oluyorsa tam bu sırada oluyor. Sivrisineğin tükürük bezleri tarafından taşınan küçücük, kurt benzeri yaratıklar işte bu salgıyla insan vücuduna giriyor. Bu yaratıklar, plasmodium adı verilen tek hücreli sıtma parazitleri. O kadar küçükler ki, bu cümlenin sonundaki nokta büyüklüğünde bir havuzda bu yaratıkların 50.000 tanesi bir arada yüzebilir. Genelde birkaç düzine kadarı kan dolaşımına sızıyor. Ama hastalığın gelişmesi için sadece biri yeterli. Tek bir plasmodium bir insanı öldürmeye yetiyor.

Parazitler kan dolaşımında sadece birkaç dakika kalıyor. Dolaşım sistemiyle karaciğere ulaşıyor ve burada duruyorlar. Her plasmodium farklı bir karaciğer hücresine giriyor. Sivrisineğin ısırdığı kişi neredeyse kesinlikle uykusundan uyanmıyor. İzleyen bir ya da iki hafta boyunca da, vücutta bir şeylerin feci şekilde kötü gittiğine dair görünür hiçbir belirti gözlemlenmiyor.

Sıtmalı bir gezegende yaşıyoruz. Sıtmanın çoğu kez çiçek ya da çocuk felci gibi büyük oranda ortadan kaldırılan bir hastalık olarak değerlendirildiği -o da eğer akla gelirse- ve bir tehdit olarak algılanmadığı gelişmiş bir ülkede böyle düşünülmeyebilir. Oysa ki sıtma günümüzde her zamankinden çok daha fazla insanı etkiliyor. 106 ülkede endemik olan sıtma, dünya nüfusunun yarısını tehdit ediyor. Son yıllarda parazit o kadar güçlendi ve birçok ilaca karşı öylesine direnç geliştirdi ki en güçlü soylar ender olarak kontrol altına alınabiliyor. Bu yıl sıtmanın bulaşacağı kişi sayısı beş yüz milyon kadar olacak. Çoğunluğu beş yaşın altında olan ve büyük bölümü Afrika’da yaşayan en az bir milyon kişi yaşamını yitirecek. Ve bu sayı, 25 yıl öncesinde bir yılda yaşamını yitirenlerin sayısının iki katından daha fazla.


Mikroskop Altındaki Bela
Fotoğraf : Renk sentezleyen taramalı elektron mikroskobu görüntüsü
Dişi sivrisinek kan emerken bir yandan da ölümcül bir şırınga gibi sıtma paraziti enjekte ediyor. Her yıl yaklaşık 500 milyon kişi sıtmaya yakalanıyor. Bir milyondan fazlası yaşamını yitiriyor. Ve sıtmayı onlarca yıldır görmezden gelen dünya yeniden silahlarını kuşanıyor.



Kan Testi
Bir bilimsel deney çerçevesinde sıcak inek kanıyla beslenen dişi sivrisinekler.

Bunları Biliyor muydunuz?
Sıtmanın önceden kestirilebilir bir ateşe yol açması nedeniyle, 20. yüzyıl başlarında insanlara kasıtlı olarak sıtmanın bulaştırıldığı bir dönem yaşandı. Bunun amacı sıcaklığa son derece duyarlı bir bakteriden kaynaklanan frenginin önüne geçmekti. Avrupa'nın her yanında ve ABD'de sözde sıtma tedavi merkezleri vardı. On binlerce hastaya kontrollü bir ortamda belli dozda sıtma paraziti veriliyordu. İnsan bedenini ısıtmak için bilinen en iyi yol buydu. Ateş basmasıyla birlikte frengi durduruluyor ve ardından o zaman başvurulan kinin tedavisiyle sıtma iyileştiriliyordu. 1927 Nobel Ödülü işte bu buluştan dolayı Avusturyalı hekim Julius Wagner von Jauregg'e verildi. -Michael Finkel

İlgili Linkler

Dünya Sağlık Örgütü
www.who.int/topics/malaria/en/
Sıtmayla mücadelede küresel yaklaşımı sağlamak amacıyla Dünya Sağlık Örgütü’nün yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi edinebileceğiniz bir site.

Wellcome Trust
malaria.wellcome.ac.uk
Biyomedikal araştırmalara kaynak sağlayan bu grup, plasmodium parazitleri, bunların vücuda etkileri, sıtmayı denetim altına alma ve önleme çabaları konusunda zengin bir bilgi havuzu sunuyor. Sitede parazitin evrimine ilişkin bilgilendirici bir animasyon da yer alıyor.

ABD Hastalıkları Denetleme ve Önleme Merkezleri
www.cdc.gov/malaria/
Bu resmi kuruluş sıtmanın belirtileri ve tedavisi hakkında güvenilir bilgiler sunuyor.

PATH
www.path.org/about.php
“Sürdürülebilir ve kültürel yapıya uygun çözümler üreterek, dünya genelinde toplumların köklü sağlıksızlık döngülerini kırmalarını sağlamayı amaçlayan uluslararası bir gönüllü kuruluş”tur. Bu siteyi ziyaret ederek, grubun sıtma sorununu nasıl ele aldığını öğrenebilirsiniz.

nationalgeographic

Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.3 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com



Powered by  MyPagerank.Net
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM