BiyoWeb - Biyoloji Forumu
Duyurular: 19. Ulusal Biyoloji Kongresi 23-27 Haziran 2008 tarihleri arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde gerçekleşecektir
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Temmuz 05, 2008, 03:01:17 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Evrim ve Yaradılış tezlerinin savunulmasında yapılan gramatik yanlışlar.  (Okunma Sayısı 1752 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
apoptozis
Moderator
Full BiyoWeb
*

Teşekkür 5
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 107


Eskişehir Osmangazi Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« : Eylül 17, 2007, 06:32:27 ÖS »

Evrim ve Yaradılış tezlerinin savunulmasında yapılan gramatik yanlışlar.
Evrim ve Yaradılış tezlerinin savunulmasında yapılan gramatik yanlışlar.

Bugüne dek hakkında yazmış konulardan ve yazmış olduğumuz türlerden daha farklı bir konu ve tür ile bizi yazmaya zorlayan sebep, uzun süredir yöneticiliğini yaptığım bilim.org sitesinde; yıllardır her defasında aynı tezler, temeller ve iddialar üzerinde süren tartışmalara vermek istediğim toplu ve toparlanmış yanıttan ileri geldi. Zira, sadece bahsi geçen sitede değil, hatta sadece Türkiye’de ya da Müslüman ülkelerde değil, Dünya’daki hemen hemen ilgili her platformda aynı paradigma çevrilip duruyor. Döngünün kısır olduğunu üstüne basa basa vurgulamaya gerek yok.

Bu yazıyı kaleme almamızın amacı; İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri fakültesi eski öğretim üyesi rahmetli Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın Londra Üniversitesi’nde iken Yapay Zeka üzerine yapmış olduğu çalışmalardan sonra kaleme aldığı “İfadelerin Gramatik Ayrımı” adlı kitabı ve yine daha sonra yayınladığı, Türkiye Yazarlar Birliği’nin düşünce dalındaki ödülüne de layık görülmüş “Fizik ve Gerçeklik” adlı kitabını okuduktan sonra, bugün tartışılan Evrim Teorisi, Evrimci Yaratılış ve Akıllı tasarım düşüncelerine yeni bir bakış açısı getirmeye çalışma çabalarımızdan doğmuştur.

Dilerseniz şimdi hep beraber yazının akışı içerisinde kısır döngüyü faydalı bir döngü haline getirmeye çalışalım.

1. Teori

a. Teori Nedir?

Bilgi türleri, daha çok yapay zeka programlama alanında, yapay zekaya sahip olması istenen sistemin bilgi türünü ayırt etme ihtiyacından kaynaklanan sistematikleştirme gerekliliği içerisinde doğmuş, hem bilimsel bir çatı içerisinde, hem de bilgi felsefesinin bir kolu olarak sınıflandırılmaya meyilli bir nitelik kazanmıştır. Bir çok bilgi türünden bahsetmek yerine, bu deneme içerisinde sıklıkla kullanacağımız bilgi türlerinden, dayandığı temeller ile bahsedelim.

Temel İnanç İfadeleri (Tİ): Temel inanç ifadeleri bilgi türleri içerisinde kişisel katkının en yüksek olduğu bilgi türlerinden birisidir. “İnanıyorum ki” ön eki kullanılan, göreceli bir bilgi türüdür.Az sonra açıklayacağımız hipotetik ve teorik ifadelerdeki gibi “Büyük bir ihtimalle” gibi bir ön ek de anlamsızdır. İnanç ya 1 ya da 0 mantıksal değerleriyle ifade edilebilir. Bir şeye ya inanılır, ya da inanılmaz. Şüphe içerisinde olunabilir; ve bu şüphe bir “bilememezlik” ya da “anlayamamazlık”tan kaynaklanır.

Teorik, Hipotetik, Ampirik İfadeler (THA): THA cümleler, açıklama biçimindedir. Bir soruya cevap olarak verilen modellerdir. THA ifadeleri için “Neden?” sorusu ve “Teoriye göre” önekleri anlamlıdır. THA ifadelerinin mantıksal değeri 1 ve 0 arasında herhangi bir değerdir. (Bilenler için bulanık mantık konusunu hatırlatacaktır.)

O halde bugünkü bilim içerisinde Teorinin yeri nedir?

Hepimizin bildiği bilimsel yöntemler dahilinde teori, henüz doğrulanmamış ya da yanlışlanmamış, bir gerçeğe ya da olaya ya da soruya önerilmiş bir modeldir. Bir teorinin doğrulanması ya da yanlışlanması içinse teoriye uygun bir deney modeli geliştirip, uygulamaya konmalıdır. Bir teoriye doğru ya da yanlış demek gramatik bir hatadır. Bu tür bir ifadenin yerine “THA ifadesi, şu olayların açıklanmasında kullanıldığında anlamlıdır / anlamsızdır” gibi bir ifadenin kullanılması gramatik olarak doğrudur.

Teoriler, bilimsel yöntem dahilinde geliştirilmiş modeller olduğundan “bilimsel” niteliktedirler. İnançlar ise teoriye ya da kutsal kitaba dayalıdırlar. Kutsal kitaplara dayananar bilimsel değildirler. Fakat bir inancın bilimsel veya bilim dışı olması onu daha doğru ya da daha üstün kılmaz. Sadece “bilimsel” veya “bilimdışı” kılar. Neticede inanç, inançtır.

b. Teorinin niteliği

Teorinin bugünün bilim dünyasında, yine bilim adamlarınca gerçekmiş gibi algılanması ya da sabunlanarak gerçeğe uydurulması bilimin doğululardan batılılara geçişindeki ekol farklılığından açığa çıkmıştır.

Müslümanlar bilim ile uğraşırken İbn-i Rüşd yarattığı akımdan yana ve onun bilimsel yöntemini kullanmakta idiler. Yani; bugünün bilimsel yönteminden biraz daha farklılık gösteren bu yöntem, teoriler halinde modeller üretip gerçeğe uygunluğunu kontrol etmekten değil, “Hakk’ı aramak” başlığı altında doğrudan gerçeğin sebebini anlamaya çalışmak, teoriden ziyade yaklaşım geliştirmek ve bu yaklaşımla gerçeğe ulaşmaktan oluşmakta idi. Ptoleme'nin yıldızların hareketlerini kendi teorisi dahilinde eksantrik ve elips adı verdiği yörüngeler ile açıklaması ile; batının “teoriyi geliştirip doğru varsaymak ve bu teorinin oturması halinde, bu teoriye bağlı diğer teorilerde sabunlama yoluna gitmek” alışkanlığı bugüne kadar süregelmiştir.

Buna örnek olarak “Karanlık Madde”yi öne sürebiliriz. Newton mekaniği büyük kütleli cisimlerin hareketlerini açıklamada yetersiz kalmış, Einstein kabul görmüştür. Bu defa galaksilerin dış yıldızlarının galaksi merkezi etrafında beklenenden çok daha hızlı dönmesi kafaları karıştırınca ortaya “Karanlık Madde Kuramı” atılmıştır. Kurama göre evreni dolduran karanlık madde galaksi boyunca bir kütle yoğunluğu oluşturduğu için merkezcil ivme ile kütle çekiminin dengelenmesi ancak bu yolla sağlanmaktadır.

Zira bunun herhangi bir kanıtı yoktur. Batı bilimi halen Arşimet’in nokta, süreksizlik, süreklilik gibi bugün bir çok bilim adamının yeniden tanımlanması gerektiğine işaret ettiği kavramları kullanmaktadır.

Ara Sonuç

Zira, batının tuttuğu yol hangi yol olursa olsun –üstelik batılı bilim adamları da dahil mevcut yönteme karşı duran ciddi bir akımın temsilcilerinin artmasına rağmen – bugün uluslararası standartlar bu yola dayanmaktadır. O halde, verdiğimiz bilgiler ışığında Evrim’i ve Yaradılış’ı birlikte inceleyelim.

2. İnançlar

a. Evrim Teorisi

Evrim teorisi, canlılığın bir hücre ile başlayıp, zamanla hücrenin genetik kodlarında meydana gelen değişmelerle ve bu farklı genetik kodlardan oluşan canlıların daha güçlü olanının hayatta kalması ile; uzun süren bir süreç içerisinde türlerin oluştuğunu söyleyen; canlılığın başlangıcına önerilen anlamlı bir modeldir. Bilimseldir. Mantık çerçevesi içerisinde canlılığın başlangıcını açıklayabilen bir teoridir.

Örnek vermek gerekirse;

Ayıların atalarının kutuplara ilk yerleştiği dönemlerde çeşitli çekirdek değişimlerine maruz kalarak daha açık renge sahip olan ayılar, düşmanları tarafından daha az farkedildiği için soyunu sürdürme imkanı bulurken, diğerleri elenmiştir. Buna “Doğal Seleksiyon” denir. Yani doğal seçilim. Benzer şekilde; vücudundaki renkler sayesinde kamuflaj kabiliyetine sahip canlıların soylarını sürdürmesinde aynı gizlenebilme kabiliyeti rol oynamıştır.

Doğal seleksiyon prensibinin mühendislik uygulamalarında kullanılmasına yönelik geliştirdiğim, temelinde beş değişkenli bir polinomun istenen çözüme ulaşmasını sağlayan yazılıma ve kaynak kodlarına şu adresten ulaşılabilir:

http://www.tevfikuyar.com/raporlar/GATevfik.rar

İşte evrim, bu yönleriyle bilimseldir. Güçlü olanın hayatta kalıp soyunu sürdürdüğü herkesin aklına yatan bir gerçektir. Evrimin karşı çıkılan yönü ise, mutasyon denen nükleik asit değişimlerinin bir amaca yönelikmişçesine faydalı gelişmelere sahip olamayacağıdır. Ayrıca termodinamik yasalarıyla hayatımıza girmiş bir kavram olan Entropi gereğince de daha az bilgi taşıyan bir yapıdan daha çok bilgi taşıyan bir yapıya geçiş imkansıza yakın gözükmektedir; fakat olasılıklar dahilinde imkansız değildir. Entropi hakkında yazmış olduğum kısa denemeye ise aşağıdaki adresten ulaşılabilir:

http://tekillik.blogcu.com/898110/ (önerilen)

http://tekillik.blogcu.com/886975/ (diğer – ek bilgi)

Evrim teorisi hakkında daha fazla bilgi için Richard Dawkins’in Tübitak Yayınları’ndan çıkmış olan kitabı “Kör Saatçi”yi öneririm.

Zira; Evrim de bir inançtır. Daha önce açıkladığımız gibi; Teori, teori olarak kaldıkça 1 ila 0 arasında değerler alır. Gerçeğin ta kendisi değildir. Gerçeğe yönelik önermelerden anlamlı bir önermedir. Canlılığın başlangıcına dair bilimsel çerçevede olan başka herhangi anlamlı bir teori ile eşit düzeydedir. Teorilerin doğru ya da yanlış olması mümkün olmadığı için onu kusursuz doğru kabul etmek, teorinin içerdiği bilgilere “inanmaktır”. Yani bilimsel temellere dayanan bir temel inanç ifadesidir ve kutsal kitaba dayanan temel inanç ifadesinden tek farkı “bilimsel” çerçeve içerisinde olmasıdır.

İfadelerim gramatik ayrımına yönelik ön eklerle evrim teorisini ele alalım:

Tİ ifadesi:

İnanıyorum ki; türler evrim ile oluşmuştur. (Doğru gramer)

Şüphem var çünkü evrim teorisini anlamıyorum/bilmiyorum (Doğru gramer)

Neden evrim teorisine inanıyorsun? (Anlamsız soru)

THA ifadesi:

Büyük bir ihtimalle; türler evrim ile oluşmuştur. (Doğru Gramer)

Evrim teorisi doğrudur/yanlıştır. (Yanlış Gramer)

Evrim teorisi türlerin kökenini açıklamak için anlamlı bir teoridir. (Doğru Gramer)

Neden evrim teorisi sana göre anlamlı? (Anlamlı soru)

Evrimi şüphesis kabul eden / reddeden birisi için bilgi türleri açısından incelendiğinde evrim teorisi hakkında ortaya şu sonuç çıkıyor:

Evrim teorisi bilimsel temellere dayanan bir temel inançtır.

b. Yaradılış (Akıllı Tasarım)

Yaradılış, canlıların bir an ya da bir süreç içerisinde bir güç tarafından tasarlanıp oluşturulduğunu savunan, kutsal kitaplara ya da deist inanca dayanan bir temel inanç ifadesidir. Evrim teorisi gibi; yaradılış da canlılığın başlangıcını açıklamada kullanılabilecek anlamlı bir modeldir; fakat bilimde somut olmayan kavramlara yer olmadığı için yaradılış mevcut bilim sınırları içerisinde bilimsel değildir. Fakat –daha önce de söylediğimiz gibi- bir inancın bilimsel veya bilim dışı olması onu daha doğru ya da daha üstün kılmaz. Sadece “bilimsel” veya “bilimdışı” kılar. Neticede inanç, inançtır.

Yaradılış savını destekleyen görüşler arasında kutsal kitapların söylediklerinin dışında canlıların karmaşık yapılarının ve ekosistemlerin karmaşık dengelerinin uzun yıllar içerisinde süregelen değişimler sonrasında sadece olasılıklar dahilinde oluşmasının zorluğu bulunmaktadır. Ayrıca canlıların bulunduğu küçük veya büyük habitatlarda yer alan ekolojik dengelerin akla sahip bir tasarımcı tarafından ayarlanmışçasına ve kaotik temeller üzerinde olmasına rağmen kaosa dayalı bir düzen içerisinde varlığını sürdürüyormuşçasına dengeli olması yaradılış savını destekleyenlerin inançlarının dayandığı temelleri oluşturmaktadır.

Evrim teorisi destekleyenlerinin içgüdü diye açıkladığı ama henüz genel geçer anlamlı bir önerme getiremediği, yaradılış savını destekleyenlerin “fıtrat” olarak adlandırdığı doğuştan gelen bilgi ve davranış kümeleri de yaradılış savını destekleyenlerin temellerinden birisidir. Yine bir önceki başlıkta bahsettiğimiz gibi; termodinamiğin ikinci yasası evrim teorisinin sağlam olmayan ayaklarından biridir. (Bkz: Evrim teorisi adı altındaki adresler)

Toparlarsak; Yaradılış savı bir inançtır. Daha önce açıkladığımız gibi; İnanç değerleri 1 ve 0 sıfır değerlerini alır. Gerçeğin ta kendisi olduğuna inanılır veya inanılmaz. Gerçeğe yönelik önermelerden anlamlı ama mevcut bilim sınırları dahilinde bilimsel olmayan bir önermedir. Canlılığın başlangıcına dair herhangi bir inanç ile eşit düzeydedir; ancak bir putun evreni yarattığına dair inançlar gibi anlamsız bir önerme değildir. İnançların doğru ya da yanlış olması sorgulanamayacağı için onu kusursuz doğru kabul etmek, savın içerdiği bilgilere “inanmaktır”. Yani bilimsel temellere dayanmayan ancak gözlemle yine gözlemlenen olaylara inanılarak desteklenen bir temel inanç ifadesidir ve bilimsel temellere dayanan temel inanç ifadelerinden tek farkı “bilimsel” çerçeve içerisinde olmamasıdır.

İfadelerim gramatik ayrımına yönelik ön eklerle yaradılış ele alalım:

Tİ ifadesi:

İnanıyorum ki; kainatı Allah yaratmıştır. (Doğru gramer)

Şüphem var çünkü yaradılış nedir anlamıyorum/bilmiyorum (Doğru gramer)

Neden yaradılışa inanıyorsun? (Anlamsız soru)

THA ifadesi:

Büyük bir ihtimalle; türleri Allah yaratmıştır. (Yanlış Gramer)

Yaradılış doğrudur/yanlıştır. (Yanlış Gramer)

Yaradılış türlerin kökenini açıklamak için anlamlı bir teoridir. (Yanlış Gramer)

Neden yaradılış sana göre anlamlı? (Anlamlı soru)

3. Sentez Düşünce: Evrimci Yaradılış

Bugün, modern evrim teorisi ile akıllı tasarım ve yaradılışın birlikte emr olunması ve gerçekleşmesi düşüncelerini sentezleyen bir başka görüşün temsilcileri hızla artmaktadır. Bu da “Evrimci Yaradılış” düşüncesidir.

Din konusunda kendimi yeterli bilgiye sahip hissetmediğimden inancı değerlendiremeyecek, ancak hangi temeller üzerinde dayandığından bahsedeceğim:

<!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Kur’an’da insanın yaratılmasına dair yapıtaşları, şekli, “başka bir yaradılışta” olduğu bahsedilmesine rağmen insanın bir anda yaratıldığına dair ayet bulunmamaktadır.

<!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Dünya ve semasının iki günde yaratıldığına dair bir ayet bulunmakta; (41/12) ve Kur’an’ın başka bir ayetinde ise rabbin katında bir günün insanların bulunduğu zaman skalasına göre bin seneye tekabül ettiği yazmaktadır. (22/47) Zira Kur’an’ın indirildiği tarihlerde “bin”, bir çok kültürde sayılamayacak kadar çok olan miktarı ifade etmektedir.

<!--[if !supportLists]-->· <!--[endif]-->Bu ve buna benzer örnekler daha da çoğaltılabilir. Kendim yeteri kadar bilgi sahibi olmadığımdan ancak bu görüşün temsilcileri bu yazıyı okuduktan sonra bana bilgi sunarsa sevinirim.

4. Tartışmacıların Gramatik Yanlışları

Sık sık yaşanan evrim/yaradılış çatışması içerisinde sık yapılan yanlışları başlıklar halinde gramatik olarak değerlendirelim:

a. Evrim Yanlıları

Evrim yanlıları “Evrim Teorisinin Bilimsel ve Anlamlı olması” ile “Gerçeği ifade ediyor olması” düşüncelerini birbirine karıştırmamalılar. “Evrim Teorisi mantıklı ve bilimseldir, o halde doğrudur” demek gramatik bir yanlıştır. Ancak “Evrim teorisinin türlerin kökenini açıklamada anlamlı bir model olduğuna inanıyorum” demek gramatik olarak doğrudur. Materyalistlerin sık sık unuttuğu ya da kiminin kötü niyetle gerçeği tekeline almaya çalıştığı mesele şudur: Tüm bilimsel meseleleri soru cevap olarak sorguladığınızda “Neden” sorularının sonunda madde ve enerjiye gelinir. Maddenin niçin enerjiye dönüştüğü sorulduğunda ise materyalistlerin yanıtı “Madde içerisindeki iç çelişkiden” olacaktır. Bu çelişkiyi oraya kim koymuştur dendiğinde ise “Orada hep vardı” ve “Allah koymuştur” yanıtlarının tek farkı birinin somut birininse soyut temellere dayanmasıdır. Fakat ikisi de inançtır.

Burada materyalistlerin vermesi gereken cevap ancak “Henüz bilmiyoruz; bunu bilim bize gösterecek; fakat biz onun hep orada olduğu düşüncesini anlamlı buluyoruz” olmalıdır.

b. Yaradılış Yanlıları

Yaradılış yanlıları “Yaradılışın Anlamlı Olması” ile “Herkes için görülebilir bir gerçek olduğu” düşünceleribi birbirine karıştırmamalılar. “Bu mükemmel denge nasıl oluşmuş olabilir?” diye sormak anlamsızdır. Olasılıklar dahilinde oluşmuş olması da pekala Evrim Teorisi yanlısı birisi için anlamlıdır. Kainatın içerisinde bulunduğu denge inanan birisi için Allah’ın varlığına delalet ediyor olsa da bunu mevcut bilim sınırları içerisinde bilimsel olarak kanıtlamak mümkün değildir.

Zira bu yüzden buna “iman” yani inanç denmektedir. Görünen bir gerçeği teyit etmek inanç değil, teyittir. Dinde belirtilen inanan ve inanmayanın ayrılması bu noktada gerçekleşmektedir. Unutulmamalı ki din, henüz canlıların karmaşık yapılarının araştırılıp halkın bilgisine sunulmadığı tarihlerde inmiştir ve peygamberlerin insanlara retinanın yapısını anlatıp kanıt olarak sunmak gibi bir imkanı olmamıştır, zira Evrim teorisi de retinanın yapısının nasıl o hale geldiğine anlamlı bir modeldir. Bu yüzden bunları kanıt olarak sunmak bilimsel bir değer ifade etmediği gibi savı güçsüz kılmaktadır.

5. Sonuç ve Tavsiyeler

Görüldüğü gibi evrim ve yaradılış çatışması, her iki tarafın bunların bir inanç olduğunu kabul etmesi ve tartışmalarını çatışma olarak değil de, her iki tarafın birbirlerini o inancın niçin kendileri için anlamlı olduğu anlatmak üzere bilgilendirmesi üzerine gerçekleştirmesi, kısır döngüde dönüp duran ve insanların birbirini görememek ve cehaletle suçladığı incitici münazaraları engelleyici nitelikte olacaktır.

Çatışmak yerine neden o inancın sizin için anlamlı olduğunu anlatınız.

Tevfik Uyar
04:57 | İleti gönder | Sabit Bağlantı | İzleme notları (0) | Bloga al
Logged

..."Einsteincılığın" tersine,Darwincilik konusunda bilgisi olan olmayan ahkam kesiyor. Sanırım Darwinciliğin bir sorunu da, Jacques Monod'nun dediği gibi,herkesin bu kuramı anladığını zannetmesi."

Richard Dawkins(Kör saatçi,s:III)
apoptozis
Moderator
Full BiyoWeb
*

Teşekkür 5
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 107


Eskişehir Osmangazi Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Ekim 11, 2007, 04:28:13 ÖÖ »

Arkadaşlar bu yazıda diğer forumlarda da tartıştık biyolojik olarak hatalar var.Tartışma konusu olarak fayda sağlayabilir.Bu yüzden iki link vereceğim oradan da bilgi edinebilir merak edenler;

http://www.bioforum.gen.tr/smf/index.php/topic,1191.0.html
http://www.bilimfeneri.gen.tr/phpBB2/viewtopic.php?t=521&postdays=0&postorder=asc&start=550
Logged

..."Einsteincılığın" tersine,Darwincilik konusunda bilgisi olan olmayan ahkam kesiyor. Sanırım Darwinciliğin bir sorunu da, Jacques Monod'nun dediği gibi,herkesin bu kuramı anladığını zannetmesi."

Richard Dawkins(Kör saatçi,s:III)
tuncayclup
BiyoWeb Üye
*

Teşekkür 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Ekim 11, 2007, 09:09:09 ÖS »

herşey güzelde,insanın evriminin filmi çekin deseler nasıl bişi ortaya çıkar yada bunu cekebilcek forumda bir biyolog var mı?
Logged
apoptozis
Moderator
Full BiyoWeb
*

Teşekkür 5
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 107


Eskişehir Osmangazi Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Ekim 12, 2007, 01:33:44 ÖÖ »

senaryoyu yazar da çekme konusunu bilemem ama senaryoyu hazırlar yani...
Logged

..."Einsteincılığın" tersine,Darwincilik konusunda bilgisi olan olmayan ahkam kesiyor. Sanırım Darwinciliğin bir sorunu da, Jacques Monod'nun dediği gibi,herkesin bu kuramı anladığını zannetmesi."

Richard Dawkins(Kör saatçi,s:III)
meczupdunya
BiyoWeb Üye
*

Teşekkür 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 15



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Nisan 04, 2008, 10:57:24 ÖS »

Yazı her iki gruptan oluşan bireylerin körü körüne inanmalarının ve dogmatik olarak tezlerini savunmalarının önüne geçebilecek nitelikte.Bu yüzden takdire şayan.Karşılıklı atışmadan çok karşılıklı anlayış ve hoşgörüye ihtiyaç var.Ama  bir yandan da şunu düşünmeden edemiyorum
NEDEN YARADILIŞ İLE EVRİM her zaman zıt kutuplarda gösterilmeye çalışılıyor?Yani evrim; insan ile maymun un ortak bir atadan geldiğini öngörmekte değil midir? Peki bu ortak ata nereden gelmiştir yani yaratılmamış mıdır?
Logged

soruyorum,sorguluyorum ..
 ama anlamsız suallerle kafa yormuyorum.
apoptozis
Moderator
Full BiyoWeb
*

Teşekkür 5
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 107


Eskişehir Osmangazi Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #5 : Nisan 05, 2008, 06:24:38 ÖS »

Yazı verdiği öğütler ve uslüb konusunda güzel bilgiler içeriyor. İnsanların birbirlerine karşı daha seviyeli bir şekilde yaklaşmalarını gerektiğini vurguluyor. Kişisel görüşüm bilime hiç bir doğa üstü varlığın karıştırılmaması gerektiği yönündedir.Benim dini inancım ne olursa olsun bunu bilimsel bir teori gibi göstermek bence yanlış olur. Yaratılış olgusunun Tanrı varlığına bağlı olduğunu görüyorum. Bilimin çerçevesini de Tanrılardan,mitlerden ya da kanıtlanması imkansız doğa üstü olaylardan bağımsız olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bilimsel teorileri dini inanca göre yorumlamak ya da inancımızdan bu teorilere kanıtlar aramak doğru değildir. Bir bilim adamı bilimsel bir konu üzerinde yorum yaparken tamamen dini inançlarından sıyrılarak evrensel olan bilimin çerçevesinde hareket etmelidir. Böylece bilim hiç bir dini inancın etkisinde kalmadan yoluna dosdoğru devam edecektir. Yaradılış görüşünün biyoloji de yeri yoktur ve bilimsel bir teori değildir. Ama bilimsel olmaması demek bu görüşün aşağılanması gerektiğini de gerektirmez.Her türlü görüşe saygı duyulması gerekir.Yaradılış görüşünü din derslerinde okutabilirsiniz tartışabilirsiniz ama biyoloji de bir teori olarak insanlığın önüne seremezsiniz.

Saygılarımla...
Logged

..."Einsteincılığın" tersine,Darwincilik konusunda bilgisi olan olmayan ahkam kesiyor. Sanırım Darwinciliğin bir sorunu da, Jacques Monod'nun dediği gibi,herkesin bu kuramı anladığını zannetmesi."

Richard Dawkins(Kör saatçi,s:III)
meczupdunya
BiyoWeb Üye
*

Teşekkür 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 15



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Nisan 05, 2008, 06:37:50 ÖS »

Ortak atanın kökeninin araştırılmasında bittabi tartışılabilir benim fikrimce.Ayrıca Yaradılış da teori olamaz zaten.Niyetim yaradılış ı kabul ettirmek de değildir.Kişinin inançları ve bilimsel yaklaşımları kendini bağlar buna da saygım sonsuzdur.Ama benim sorgulamak istediğim ortak atanın da kökenidir.
saygılar...
Logged

soruyorum,sorguluyorum ..
 ama anlamsız suallerle kafa yormuyorum.
apoptozis
Moderator
Full BiyoWeb
*

Teşekkür 5
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 107


Eskişehir Osmangazi Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #7 : Nisan 05, 2008, 06:53:11 ÖS »

Yazdıklarımı size cevap olarak değilde konuya fikrimi belirtmek üzere yazdım. Yaradılış ile bulunduğum ithamlarda da sizi kastetmedim.Zannediyorum ki sizin yazdıklarınızın peşinden hemen böyle bir fikir beyan etmem bir yanlış anlaşılmaya sebep olmuş.Yazıdaki ithamları yaradılışı bilimsel bir görüş olarak sunmaya çalışanları kastederek yazdım.Örneğin son cümle
Alıntı
Yaradılış görüşünü din derslerinde okutabilirsiniz tartışabilirsiniz ama biyoloji de bir teori olarak insanlığın önüne seremezsiniz.
Cümledeki "seremezsiniz" kelimesi sanki bu yazdıklarımı size yazmışım gibi gösteriyor. Bu noktayı düzeltmek isterim.

Saygılarımla...
Logged

..."Einsteincılığın" tersine,Darwincilik konusunda bilgisi olan olmayan ahkam kesiyor. Sanırım Darwinciliğin bir sorunu da, Jacques Monod'nun dediği gibi,herkesin bu kuramı anladığını zannetmesi."

Richard Dawkins(Kör saatçi,s:III)
meczupdunya
BiyoWeb Üye
*

Teşekkür 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 15



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Nisan 05, 2008, 07:05:36 ÖS »

Karşılıklı fikir alış verişi güzel oluyor saygı çerçevesinde ki öyle de .Benim de yazdıklarım konu ile ilgili fikir vermedir(fikrimi beyan etme) sizinki de öyle sanırım biraz yanlış anlamışız birbirimizi.Teşekkkürler paylaşımınız için...
Logged

soruyorum,sorguluyorum ..
 ama anlamsız suallerle kafa yormuyorum.
apoptozis
Moderator
Full BiyoWeb
*

Teşekkür 5
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 107


Eskişehir Osmangazi Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #9 : Nisan 05, 2008, 07:25:46 ÖS »

Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür bir düşünce ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Anlayışınızıa ve nezaketinize teşekür ederim.Paylaşımlarınızın sürmesi dileğiyle.

Saygılarımla.
Logged

..."Einsteincılığın" tersine,Darwincilik konusunda bilgisi olan olmayan ahkam kesiyor. Sanırım Darwinciliğin bir sorunu da, Jacques Monod'nun dediği gibi,herkesin bu kuramı anladığını zannetmesi."

Richard Dawkins(Kör saatçi,s:III)
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.3 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com



Powered by  MyPagerank.Net
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM