Gözleri olmayan örümcekler, şeffaf kırkayaklar, 175 yaşındaki kerevitler... Derin mağaralar ve tuhaf yaratıkları...
Diri diri gömülü yaşayan mağara yaratıkları... Troglobitler -kırkayakların, örümceklerin, çeşitli kurtların, kör semenderlerin, gözsüz balıkların bilimsel adı- sürekli karanlıkta, açlık sınırının ötesinde, zehirli gazlar arasında ve sonu gelmeyen kaya labirentlerinde yön bulacak, çiftleşecek, öldürecek şekilde yaratılmıştır. Yalıtılmış ortamlarda evrimleşen ve yayılma fırsatı bulamayan bu türler genellikle bir mağara veya mağaranın bir odasındaki az sayıda bireyden oluşur. Varlıkları, pek çok soruyu beraberinde getirir. Oralara nasıl ve ne zaman gittiler? Nasıl hayatta kalıyorlar -ve daha ne kadar dayanabilirler? Kirlilik, madencilik ve tahribat, çoğunu gittikçe artan bir şekilde tehdit ediyor. Ne de olsa onlar da, giderek kalabalıklaşan ve giderek daha derinlerine nüfuz edilen yüzeye bağımlılar. Olası felaketlere karşı en garip haberciler, yine onlar.
Dünya üzerindeki mağaraların belki yüzde 90'ının görünür bir girişi yok ve henüz keşfedilmiş değiller. Köşe bucak araştırılan mağaralarda bile troglobitler gizlenme konusunda uzman. Bilinen yaklaşık 7700 tür, olasılıkla aşağılarda yaşayanların sadece küçük bir oranı.
Troglobitlerin aşırı yavaş olan metabolizması, çıkışı olmayan oyukların durgun ve oksijeni az havasında hayatta kalmalarını sağlar. Yavaş yaşadıkları için de, uzun ömürlü olurlar. Alabama'da (ABD), Shelta Mağarası'ndaki Orconectes australis kereviti 100 yaşında bile üreyebilir ve 175 yıl yaşayabilir. Çoğu troglobitin olağanüstü uzun (ve çok sayıda) bacakları ile, kayalık ortamlarda yürümeye ve nemli yüzeylere tutunmaya uyum göstermiş sivri uçlu ayakları vardır. Yüzeydeki organizmaları morötesi ışınlardan koruyan pigmentler ve gözler yok olmuştur; gözsüz göz yuvaları ise bazı yaratıklarda yağ deposu işlevi görür. Pek çoğu göremese de, hava basıncı veya sıcaklığında en ufak değişiklikleri, sesleri ve kokuları algılayarak değerlendirecek karmaşık üyelere ve güçlendirilmiş sinir merkezlerine sahiptir. Bu duyusal donanım, dolaşmalarına, hareket eden veya etmeyen nesneleri algılamalarına, pusu kurmalarına ve troglobit balıklara ilişkin yeni bir araştırmaya göre, eş adaylarının boyut ve uygunluklarını -onları görmeden- değerlendirmelerine olanak tanır.

Kaliforniya'daki (ABD) Sierra Nevada Dağları'nda keşfedilen bir kırkayak türü tüm yaşamını yeraltında, zifiri karanlıkta geçiriyor. Bu troglobit ve diğerleri, yaşadıkları mağaraların içinde veya yakınında, beyaz bir fonun önünde fotoğraflandı. Striariid, Tanımlanmamış Tür, (32 milimetre) (beden uzunluğu), Saklı Mağara

Uzun bacaklarla, titreşim ve sıcaklık değişikliklerini algılayan tüylerle donanmış mağara örümceği gözlere ve vücut pigmentine ihtiyaç duymuyor. Yokluk içinde geçen bir yaşama uyum sağlamış olmanın daha az belirgin unsurları, daha yavaş bir metabolizma ve daha az yavru olabilir. Yorima, Yeni Tür, 5 mm, Koyak Mağarası

Bu gözsüz yassı kurt, olasılıkla türünün binlerce yıldır varlık gösterdiği bir dizi mağara havuzunda yaşıyor. Jeolog ve mağara uzmanı Joel Despain, minicik dünyasında tehlikelere açık olsa da, "Bu durum mağarada yaşamın, tüm belirsizliğine rağmen ne kadar ısrarcı olduğunu gösteriyor" diyor. Tricladid, Tanımlanmamış Tür, 5 mm, Kristal Mağarası

Sequoia Ulusal Parkı'ndaki Küçük Ayı Mağarası içinde, toprakta omurgasız hayvan arayan Benjamin Tobin, mağaradaki kırılgan oluşumları ve troglobitleri korumak için çamurlu botlarını çıkarıp, kırmızı işaretli yollardan ayrılmadı. Uzmanlar, Sierra Nevada Dağları'nda (Kaliforniya) yakın geçmişte yapılan araştırmalarda yaklaşık 30 yeni tür keşfetti. Burada açık bir mesaj var: Hiç güneş girmeyen bir yerde, görmek çok da önemli değil. Örneğin örümcekler. Mağara girişlerinde gayet iyi görüyorlar, ama daha iç kısımlardaki örümceklerin normaldeki sekiz gözden daha az gözü var, zifiri karanlıktakilerin ise hiç gözü yok. Peki bu basamaklama nasıl gerçekleşti? Pek çok biyolog, doğal seçilimin gözleri indirgeyip yerine, kör örümceklerde gelişmiş olan daha dokunsal duyuları geliştirdiğine inanıyor.

Titiotus Yeni Tür, 22 mm, Koyak Mağarası Mağara girişine yakın yaşar.

Usofila Yeni Tür, 2 mm, Kaweah Mağarası Mağaranın her yerinde yaşar.

Zehir püskürten devasa kıskaçları, bu yalancı akrebi saldırgan avlarıyla güvenli mesafeden boğuşabilen güçlü bir yırtıcı kılıyor. Tek bir mağaradan üç ayrı tür çıktı. Joel Despain, "Bunlar, mağaraların beyaz köpekbalıkları" diyor. Chthoniid, Tanımlanmamış Tür, 4 mm, Kaweah Cave

Mağara hayvanları çok çeşitli boyutlara evrimleşse de, küçük olanlar daha fazla sayıda. Biyolog Jean Krejca, "Küçükseniz, daha az besinle hayatta kalabilirsiniz," diyor "Düzenli olarak besin bulunamayan bir yerde, bu çok önemli." Besinler dar yerlerde sıkışmış da olabiliyor; bu da minik avcıları avantajlı kılıyor. Sierra Nevada'daki mağaralarda yeni bulunan ve hepsi gerçek boyutundan altı kat büyük gösterilen bu eklembacaklıların, küçükten miniciğe her çeşidi var. Bazılarının gözleri yok (gerçek troglobitler), bazıları kısmen görebiliyor.

TUBEROCHERNES, YENİ TÜR. KAWEAH MAĞARASI

FISSILLIERCREAGRIS, YENİ TÜR. SAKLI MAĞARA

NEOCHTHONIUS, YENİ TÜR. KOYAK MAĞARASI

LITHOBIID, TANIMLANMAMIŞ TÜR KAWEAH MAĞARASI

ORTHONOPS, YENİ TÜR. YAVAŞ YÜRÜ MAĞARASI

CALILEPTONETA, YENİ TÜR. KOYAK MAĞARASI

CAMPODEID, TANIMLANMAMIŞ TÜR KÜÇÜK AYI MAĞARASI
nationalgeographic