BiyoWeb - Biyoloji Forumu
Duyurular: Çukurova Üniversitesi'nde 20-23 Mayıs 2008 tarihinde "IX.Ulusal Histoloji ve Embriyoloji" Kongresi yapılacaktır
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Temmuz 04, 2008, 10:51:15 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Büyük Erime  (Okunma Sayısı 482 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
wizox
Demirbaş
Hero BiyoWeb
*

Teşekkür 2018
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 538


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« : Haziran 02, 2007, 05:29:21 ÖS »



Dünya Grönland dan Antarktika ya, buzullarını daha önce öngörülemeyen bir hızda yitiriyor. Ve uzmanlar bir yandan bu kayıpların hızını saptamaya çalışırken bir yandan da bu gidişin nasıl durdurulabileceği konusunda alınması gereken önlemler üzerinde çalışıyor.

Chacaltaya kayak bölgesi daha iyi günlerinde de Aspen e rakip değildi. Bolivya da, And Dağları nın yükseklerindeki Chacaltaya, konuklarına 800 metrelik bir pist sunuyor; teleski ile yapılan tehlikeli bir yolculukla ula?tıkları bu noktada kayakçılar, yüksek irtifa nedeniyle ağrıyan başlarının acısını koka yapraklarıyla yapılan çayla dindiriyordu. Ne de olsa Chacaltaya 5260 metreyle dünyanın en yüksek kayak bölgesiydi. Dağcılık kulübü başkanı Walter Laguna, Chacaltaya birçok zafere imza atmamızı sağladı, diyor. Ama artık zafer dolu o günler geride kaldı. Bu tür bir sporun yapılabilirliği olasılığının çok düşük olduğu bu noktada kayak, ancak, yağışlı mevsimde karla örtüldüğünde geçit veren bir pist oluşturan küçük bir buzula bağlıydı. Kayak bölgesinin hizmete açıldığı 1939 da bu buzul küçülmeye başlamıştı bile. Ancak özellikle son on yılda çok büyük bir hızla küçülmeye başladı ve geri dönüşü olmayan bir yok oluş sürecine girdi. Öyle ki, geçtiğimiz yıla gelindiğinde geriye sadece en büyüğü en çok birkaç yüz metre genişliğinde olan üç parça kumlu buz kütlesi kalmıştı. Ve teleski artık çıplak kaya parçalarının açığa çıktığı arazilerin üzerinden geçiyordu. Yüksek dağ zirvelerinden çok geniş kıta buzul alanlarına; dünya, buzullarını kimsenin öngöremeyeceği bir hızda yitiriyor. 1991 den bu yana Chacaltaya yı izleyen araştırmacılar dahi bu kayak bölgesinin birkaç yıl daha varlığını sürdüreceği inancındaydı. Gerek trafikteki araçlar gerekse endüstri tesislerinin açığa çıkardığı emisyonların iklimde yol açtığı ısınma sonucu buzulların erimesi şaşırtıcı değil. Ancak yakın dönemlerde kaybedilen buzul miktarı, küresel sıcaklıkların artış eğrisinin çok üzerine çıktı. Araştırmacılar, buzul ve buzul örtüsünün sıcaklık, nem ve yağış miktarındaki değişikliklere son derece duyarlı olduğunu bulguluyor. Buzullar yaz sıcağında belirli bir hızla eriyen bir buz parçasından farklı olarak? erimenin daha fazla erimeye neden olduğu geribildirimlerle besleniyor ve büyük bir hızla küçülüyor. Örneğin Chacaltaya?da eriyen buzul, koyu renkli kayaçları ortaya çıkardı ve bu kayaçlar güneşten ısı emerek erime sürecini daha da hızlandırdı. Daha büyük dağ buzullarının öngörülenden çok daha önce erimeye başlaması ve kıta buzullarının denize kayması da diğer geribildirimler. Alpler?deki çoğu buzul, içinde bulunduğumuz yüzyıl sona ermeden yok olabilir. And Dağları ve Himalayalar boyunca sağa sola serpilmiş olan küçük buzulların en iyimser tahminlere göre yirmiotuz yılları daha var. Peki Grönland ve Antarktika?yı kaplayan devasa kıta buzulları için yapılan tahminler? Kimse bilmiyor. Bunun nedeni bir bakıma en kötünün çok çabuk yaşanıyor olması. NASA Jet İtki Laboratuvarı?nda (JPL) araştırmacı olan ve son on yılda Grönland?da eriyen buz miktarının iki katına çıktığını saptayan Eric Rignot, Günümüzde, beş yıl öncesinde tümüyle olanaksız ve abartılı görülen şeylere tanıklık ediyoruz diyor. Dağ buzullarının kaderi zaten belli. Bolivya da kayak sporunu yaşatmak için Walter Laguna nın daha yükseklerde, daha büyük bir buzul alanı bulması gerekecek. Ve Bolivya, Peru, Hindistan gibi, günümüzde gerek kullanım ve sulama amaçlı olarak, gerekse hidroelektrik elde etmek için dağ buzullarının erimesiyle açığa çıkan suya bağımlı olan ülkelerdeki milyonlarca kişi de susuzlukla karşı karşıya kalacak. Bu arada, küresel ısınmanın hız kesmeksizin sürmesi halinde kıyı bölgeleri sular altında kalabilecek. Grönland ve Antarktika yı örten buzun kırılgan bölümlerinin erimesi halinde yükselen deniz seviyesi yüz binlerce kilometre karelik bir alanı Bangladeş, Hollanda ve Florida?nın büyük bir bölümünü sular altında bırakırken; on milyonlarca kişiyi evlerinden edebilecek. Deniz seviyesinde yaşanabilecek büyük yükselme için gerekli olan sıcaklık eşiğine neredeyse ulaşıldı, ancak araştırmacılar küresel ısınmaya neden olan kömür, petrol ve gaz kullanımında ciddi düşüşler sağlanması halinde hâlâ bunu önleyecek kadar zamanımız olduğunu düşünüyor. Ancak bazı araştırmacılar da mevcut uygulamaların sürdürülmesi durumunda 50 yıl sonunda geri dönülemez bir noktaya gelineceği görüşünü savunuyor.



Yaz Mavisi

Grönland kıta buzulunun aşağı kesimlerinde her yaz erimeyle açığa çıkan sular birikerek göller oluşturuyor. Kıta buzulunun yüksek ve soğuk merkezi yıl boyunca donmuş halde olsa da, yazın eriyen bölgeler her geçen yıl iç kesime doğru genişliyor. Her yaz eriyen toplam alan 1979'den beri yüzde 15'in üzerinde arttı.



Buzuldaki Yara

Erimeyle açığa çıkan suyun oluşturduğu yüzlerce metrelik göl, Grönland kıta buzulunda bir yarayı andırıyor. Araştırmacı Konrad Steffen, "Erime mevsimi uzuyor, erken başlayıp daha geç bitiyor," diyor. 15 yılda bahar aylarında buz sıcaklığında 3 dereceyi aşan bir artış oldu.



Eriyip Gitmek

Onlarca yıl önce sapasağlam duran Grinnell Buzulu (Montana, ABD) erimeye yenik düşmüş.


 
Kabaran Denizler

Alaska'daki Prens William Boğazı, birkaç kilometre ötedeki Columbia Buzulu'ndan kopmuş buzullarla dolu. Columbia'nın bittiği yerdeki buzul dili 1980'den bu yana 14 kilometre çekilerek, boğaza 104 kilometreküp buz dökmüş. Buzul ve buz tabakası çözülüşünün bu hızla sürmesi, deniz seviyesini birkaç metre yükseltebilir.


nationalgeographic
Logged

samet
BiyoWeb Üye
*

Teşekkür 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 16


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Haziran 12, 2007, 09:49:25 ÖÖ »

Harika bir konu çok teşekkür ederim.

Dünyanın en akıllı canlısı olarak kabul ettimiz biz insanlar kendi yaşadığı ortama en fazla zararı veriyorlar. Bu davranışı başka hiçbir hayvanda bulamazsınız. O kadar akıllıyız ki bize yaşamı imkanı veren güzelim dünyamızı yok ediyoruz.Benim gözümde dünya bir İnsan biz ise o insanın içinde virüsüz ve dünyanın o insanın herşeyini kullanıyoruz ve onu yok ediyoruz.Dünya bizim konukçumuz biz onun parazitiyiz ve tek bir konukçumuz var aslında kendimizi yok ediyoruz..
« Son Düzenleme: Haziran 12, 2007, 09:58:31 ÖÖ Gönderen: samet » Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.3 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com



Powered by  MyPagerank.Net
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM