BiyoWeb - Biyoloji Forumu
Duyurular: BiyoWeb Forumlarına Hoş Geldiniz
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Temmuz 05, 2008, 02:39:15 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bitkiler Alemi  (Okunma Sayısı 1657 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
wizox
Demirbaş
Hero BiyoWeb
*

Teşekkür 2018
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 538


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« : Nisan 13, 2007, 03:02:47 ÖÖ »

• Tohumsuz Bitkilerin (Cryptogamae) genel özelliklerini,
• Tohumsuz Bitkilerin sınıflandırılmasını,
• Tohumlu Bitkilerin (Spermatophyta) iki altbölüme ayrıldığını,
• Açık Tohumlu Bitkilerin (Gymnospermae) genel özelliklerini
• Açık Tohumlu Bitkilerin sınıflandırılmasını,
• Kapalı Tohumlu Bitkilerin (Angiospermae) genel özelliklerini,
• Kapalı Tohumlu Bitkilerin sınıflandırılması


Bitkiler, fotosentez yapan ökaryotik organizmalar olarak tanımlanırlar. Bitkiler
Alemi'nin şekil, büyüklük, yapı, organizasyon, ekolojik istekler açısından büyük
farklılıklar gösteren çok sayıda üyesi bulunur.
Bitkiler Alemi Tohumsuz Bitkiler (Cryptogamae) ve Tohumlu Bitkiler (Spermatophyta)
olmak üzere iki büyük gruba ayrılır. Tohumsuz Bitkiler, diğerlerinden daha
ilkel olarak nitelendirilirler ve sporlarla çoğalmaları nedeni ile Sporlu Bitkiler
olarak da adlandırılırlar. Bu gruptaki bitkilerin büyük bir kısmı kök, gövde, yaprak
gibi belirgin organ farklılaşması göstermezler. Bitkinin tümü yapraksı ya da şeritsi
bir yapıdadır ve bu yapı tallus olarak isimlendirilir. Tallus yapısına sahip olan
tüm bitkilere "Thallophyta" (Tallofita) adı verilir. Vejetatif organ farklılaşması gösteren
bitkilere ise "Kormophyta" (Kormofita) adı verilir, bu tip yapıya da kormus
denir.
Çevrenizde suda ve karada gelişen bitkileri gözleyerek hangilerinin tallus hangilerinin
kormus yapısı gösterdiklerini inceleyiniz.
Tohumlu Bitkilerin en önemli özelliği, bitkilerde en önemli üreme ve yayılma organı
olan tohumun oluşumudur. Bu grup tohumlarının oluşma şekline göre iki altbölüme
(divisio) ayrılmaktadır: Tohum taslakları (ovül) meyva yaprakları tarafından
( karpeller) örtülmeden açıkta tohum meydana getiren bitkilere Açık Tohumlu
Bitkiler
(Gymnospermae). Tohum taslakları (ovül) meyva yapraklarının (karpeller)
birleşmesiyle oluşan odacık (ovaryum) içinde kapalı olarak tohum geliştiren
Kapalı Tohumlu Bitkiler (Angiospermae).


Logged

wizox
Demirbaş
Hero BiyoWeb
*

Teşekkür 2018
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 538


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Nisan 13, 2007, 03:10:01 ÖÖ »

Tohumsuz Bitkiler
Bu bölümde, Suyosunları (Algler), Karayosunları (Bryophyta) ve Eğrelti Otları (Pteridophyta)
incelenecektir.
Algler
Suda yaşayan, tek hücreliden koloniye, hatta parankimatik tallusa kadar çok değişik
formlardadırlar. Bazı mikroskopik algler, suyun hareketi ile pasif olarak hareket
ederler, bu nedenle yaşama ortamları suyun serbest bölgesidir. Bu tip alglere fitoplankton
adı verilir. Sargassum gibi büyük makroskopik algler de aynı şekilde
suda serbest olarak yüzerler. Suyun zemininde yaşayanlarda ise, tutunma organı
vardır. Bu tip algler ışığın uygun miktarda ulaşabildiği derinliklerde gelişirler.

Alglerin sınıflandırılmasında içerdikleri pigmentler, biyokimyasal özellikleri, depoladıkları
maddeler ve kamçı gibi organellerinin yapıları ve hayat devreleri gözönüne
alınır.
Eşeyli üremeleri, gametlerinin yapı ve biçimlerine göre üç tiptedir: morfolojik olarak
aynı, fizyolojik olarak farklı gametlerin birleşmesi izogami olarak tanımlanır.
Şekilleri aynı ancak büyüklükleri farklı gametlerin birleşmesine anizogami; küçük
ve hareketli bir gamet (spermatozoid) ile büyük ve hareketsiz bir gametin (yumurta
hücresi) birleşmesine ise oogami denir.

Divisio. Chlorophyta (Yeşil Algler): Tek hücreli, ipliksi, şeritsi ve elsi tallusa sahip
alglerdir. Klorofil a ve b, karotin, lutein ve ksantofil içerirler. Asimilasyon ürünleri
nişasta ve yağlardır. Çoğunlukla ototrof yaşamakla beraber, mantarlarla birlikte liken
oluşturan türleri de vardır. Genellikle tatlı (% 90) bazıları da tuzlu sularda yaşarlar.
Üremelerinde izo-, anizo- ve oogami görülür.
Scenedesmus, genellikle dörtlü ve sekizli koloniler oluşturan bir cinstir ve besin
elde etmek için kültürü yapılan türleri vardır..
Volvox, bu bölümün en iyi tanınan örneklerindendir. Volvox kolonisindeki
bireyler birbirlerine plazma köprüleri ile bağlanmışlardır. Üreme ve asimileme
hücrelerinin ayrı kutuplarda yer alması, bu kolonideki bireyler arasındaki işbölümünü
gösterdiği için dikkat çekicidir.
Yeşil Alglerin yiyecek olarak ekonomik öneme sahip olan türlerinden Ulva 'nın
hayat devresi ilerde'de anlatılmıştır.
Yeşil Alglerin Kavuşur Algler (Conjugatophyceae) sınıfında ise konjugasyon adı
verilen özel bir üreme tipi görülür. Spirogyra cinsi bu sınıftadır ve üremesinde
karşılıklı gelen iki hücreden birinin içeriğinin diğerine akması ile zigot oluşur. Zigot
mayoz bölünme geçirerek yeni bir ipliği oluşturur.

Divisio. Chrysophyta (Altın Sarısı Algler): Tek hücreli ya da koloni oluşturan
formları vardır (Şekil.3.2). Klorofil a ve c, β karotin ve ksantofil içerirler. Asimilasyon
ürünleri krizolaminarin ve vakuol içindeki yağlardır. Eşeyli ve eşeysiz ürerler.
Bu bölümün en tanınmış sınıfı Bacillariophyceae (Diatomae)'dir. Diatomae
üyelerinin hücre çeperi iç içe geçmiş iki kapak şeklindedir. Kapaklarında amorf silis
birikimi nedeni ile öldükten sonra bulundukları suyun dibinde diatome toprağı adı
verilen katmanı oluştururlar. Bu toprak dinamitin ana maddesi olarak kullanıldığı
gibi birçok sanayi dalında filtrasyon işleminde yararlanılır.

Divisio. Phaeophyta (Kahverengi Algler): Çoğunluğu tuzlu sularda yaşayan alglerdir.
Çok küçük boyutlu disklerden tallusu 100 metre ya da daha fazla uzunlukta
olabilen formlara kadar değişik şekillerde olabilirler vardır. Derin sularda gelişebilirler.
Hücre çeperleri içte selüloz, dışta pektin içerir. Laminarin ve fukoidin gibi polisakkarit
yapısındaki bileşikler asimilasyon ürünleri arasındadır. Tallusun parçalanması
ya da sürünücü organlar oluşturarak vejetatif üremelerinin yanında eşeysiz
üremeleri iki kamçılı zoosporlarla gerçekleşir. Hayat devrelerinde sporofit ve
gametofit döllerin birbirine morfolojik olarak benzeyip benzememesi gözönüne alınarak
bu bölüm üç altsınıfta incelenir. Ectocarpus gibi izomorf döl almaşı gösteren
kahverengi algler Izogeneratae; Laminaria gibi heteromorf döl almaşı gösterenler
Heterogeneratae alt sınıfına dahil edilirler. Cyclosporae altsınıfında ise Fucus gibi
sporofit neslin hakim olduğu algler bulunur.

Divisio. Rhodophyta (Kırmızı Algler): Tallusları genellikle ipliksi yapıdadır. Kloroplastları
bant veya yıldız şeklindedir. Klorofil ve karotenoidlerin yanında fikoeritrin
ve fikosiyanin içerirler. Hücre çeperleri dışta pektin, içte selülozdur. Florideophycidae
alt sınıfında hücre içerikleri plazmodezmler (plazma köprüleri) ile
birbirine bağlanmıştır. Çok sayıda parazitik ve epifitik (başka bitkiler üzerinde yaşayan)
türleri vardır.
B İ T K İ L E R  A L E M İ
 a: Pinnularia (Diatomae), b. Sargassum (Phaeophyta), c. Batrachospermum (Rhodophyta).

Kırmızı ve Kahverengi Alglerden elde edilen ürünlerin oldukça büyük ekonomik
önemi vardır. Alginat, agar agar, karragen gibi adlar taşıyan bu ürünler pastacılıktan
ilaç sanayiine, kozmetikten tekstil endüstrisine kadar çok geniş alanlarda kullanılmaktadır.

Bryophyta (Karayosunları)
Karayosunları, karasal hayata uyum sağlayan organizmalardır. Bununla birlikte su
alışverişini düzenleyen organları yeterince gelişmediği için çok nemli ortamları tercih
ederler. Hücre çeperleri selülozdan yapılmıştır. Gelişmiş olanlarında, kök, yaprak,
gövdeye benzer organları vardır. Tüm dünyada çok geniş yayılım alanına sahiptirler.
Bryophyta bölümü üç sınıfa ayrılır. Bunlardan ilki Anthoceratae (Boynuzsu Karayosunları)
olup yuvarlak, ince, yapraksı tallusa sahiptirler. Hücrelerinde birer
adet kloroplast vardır. Hepaticae (Ciğerotları), toprağa paralel gelişen yapraksı
yapıda olup hücrelerinde çok sayıda kloroplast içerirler. Ciğerotlarında sporofit nesil
çok küçüktür ve gametofitin üzerinde parazit olarak yaşar.
Gametofitin üst yüzünde hava ve su alış verişini sağlayan gözenekler vardır. Bu sınıfın
vejetatif üremesi tallusun üzerinde bulunan gemma çanaklarının içindeki pulcuklarla
sağlanır. Bu pulcuklara gemma adı verilir.
Gemma çanaklarının şekli türlere özeldir. Eşeyli üreme organları ise, ilk ve sonbaharda
gametofit üzerindeki şemsiye şeklindeki yapıların üzerinde gelişirler.

Çevrenizdeki kaya dipleri, dere kenarları gibi çok nemli ortamlardaki Ciğerotu
türlerini bulmaya çalışınız.
Musci (Yapraklı Karayosunları) bu bölümün üçüncü ve en gelişmiş sınıfıdır.
Üyelerinde mnium tip stomalara rastlanması karasal hayata uyum ile ilgili önemli
özelliklerden biridir. Bu sınıfın üyelerinde hayat devresi sporun çimlenmesi ile başlar.
Protonema adı verilen bu yapının gelişmesi ile gametofit oluşur. Gametler gametofitin
ya uç ya da yan kısımlarında gelişen anteridium ve arkegoniumların içinde
oluşturulur. Döllenme için suya ihtiyaç duyulur ve spermatozoid, kimyasal çekimle
arkegonium içindeki yumurta hücresine ulaşır. Sporofit (Sporogon) zigotun
mitoz bölünmeleri ile şekillenir; genellikle bir sap ve ucunda spor kapsülünden
meydana gelmiştir. Sporlar, kapsül içinde bazı hücrelerin mayoz bölünme geçirmesi
ile oluşturulup kapsülün açılması ile etrafa yayılırlar.

Pteridophyta (Eğrelti Otları)
Sporlu Bitkilerin en gelişmiş olanlarıdır. Karasal hayata uyum sağlamışlardır. Oldukça
iyi gelişmiş iletim demetlerine sahiptirler. Gametofitleri çok indirgenmiştir.
Sporofitlerinde ise kök, gövde ve yaprakları gelişmiştir. Pteridophyta üyelerinde
trofofil ve sporofil adı verilen iki tip yaprak bulunur. Trofofiller özümleme yapan
yapraklardır. Sporofiller ise, sporangiumları taşıyan özelleşmiş yapraklardır.

Eğrelti Otlarının günümüzde yaşamayan çok sayıda fosil formları vardır. Rhynia,
Asteroxylon gibi cinsleri bunlara örnek olarak verilebilir. Günümüzde yaşayan cinslerden
ise Lycopodium, Selaginella, Isoetes, Equisetum, Asplenium, Adianthum ülkemizde
de doğal yayılış alanına sahiptirler.

Logged

wizox
Demirbaş
Hero BiyoWeb
*

Teşekkür 2018
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 538


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Nisan 13, 2007, 03:15:34 ÖÖ »

Bu bölümde Açık Tohumlu (Gymnospermae) ve Kapalı Tohumlu (Angiospermae)
bitkiler incelenecektir.

Açık Tohumlu Bitkilerin (Gymnospermae) Genel Özellikleri
Açık Tohumlu Bitkiler çoğu kez ağaçlar yada ağaççıklar, nadiren çalı şeklinde bulunurlar.
Tümüyle odunsu olan bu bitkiler genellikle herdem yeşil olup, yaprakları
çoğunlukla iğnemsi, nadiren pulsu yada şeritsi şekildedirler.
Genel olarak kuraklığa dayanıklı ve uzun ömürlüdürler. Odun yapıları Kapalı Tohumlulara
göre daha basittir. Bu altbölüme dahil bir grup dışında çiçeklerinde örtü yaprakları (çanak ve taç yapraklar = periant) bulunmaz. Dişi ve erkek organları ayrı
çiçekler üzerinde bulunduğundan çiçekleri tek eşeylidir. Erkek ve dişi çiçekler genel
olarak bir eksen üzerinde sarmal olarak toplanarak erkek ve dişi kozalakları meydana
getirirler.

Erkek ve dişi kozalakların (çiçeklerin) genel yapıları nasıldır?
Erkek kozalaklar (çiçekler) pul yada kalkan biçiminde bir yaprak ile (stamen) alt kısımlarında
iki ya da daha fazla çiçek tozu torbasından (polen kesesi) ibarettir ve bir
eksen üzerinde spiral dizilirler. Çiçek tozu keselerindeki polen ana hücrelerinin mayoz
bölünme geçirmesi ile kromozom sayıları yarıya inmiş polenlerin (çiçek tozları)
oluşumu sağlanır. Bu grup bitkilerde bir erkek kozalak bir kaç milyon polen üretebilmektedir.

Dişi kozalaklar da (çiçekler) genellikle erkek kozalaklara benzerler. Pulsu bir yaprak
(karpel) ile altında çıplak durumda çoğu kez iki tohum taslağına sahip dişi çiçekler,
bir eksen üzerinde sarmal olarak dizilerek dişi kozalakları oluşturur. Bunların
tohum taslakları karpeller tarafından örtülmediğinden tohumları açıkta meydana
gelmektedir. Bu tür çiçeklerde tohum taslakları iyi gelişmiş bir besi dokusuna (nusellus)
sahiptir. Bu doku dıştan bir örtü ile sarılarak (integüment), uçta bir polen
çimlenme odacığı ve küçük bir kapıcık (mikropil) ile dışarıya açılmaktadır. Nusellusun
alt kısmında besleyici bir doku ve bu dokunun altında iki yada daha fazla yumurta
hücresi bulunmaktadır. Yumurta hücresinin uç kısmında 2-4 hücreli arkegonium
denilen bir boyun kısmı mevcuttur .

Tozlaşma nedir ve nasıl olur ?
Tozlaşma erkek kozalaklarda oluşan polenlerin dişi kozalaklardaki yumurta hücrelerine
ulaşmasıdır. Bu taşınma olayı bitkiler aleminde değişik yollarla olurken, bu
gruptaki bitkilerde rüzgar yoluyla olmaktadır. Rüzgar yoluyla doğrudan doğruya
dişi çiçeklerdeki mikropile ulaşan polenler, polen odacığında çimlenerek, yumurta
hücresine ulaşan sperm çekirdeği ile yumurta hücresini döller ve içinde embriyoyu
taşıyan tohum meydana gelir.

Açık Tohumlu Bitkilerin (Gymnospermae) Sınıflandırılması
Bitkilerin sınıflandırılmasıyla ilgili önemli prensipleri Ünite 2' de gördünüz.
Bu altbölüme giren bitkiler için Gymnospemae (gymnos=açık, sperma=tohum) terimini
ilk kez 1829 yılında Bronqniart kullanmıştır. Gymnosperm ler değişik araştırıcılar
tarafından farklı şekillerde sınıflandırılmaktadır. Ancak bu ünitede Abbayes
ve ark. (1963) sınıflandırmaları göz önünde bulundurulmuştur. Buna göre, Gymnospermae
3 sınıfa (klassis)
ayrılırlar.

Klassis: Cycadopsida
Eski jeolojik devirlerde yaşamış olan bu sınıf üyeleri bugün yalnızca fosil kayıtlardan
bilinmektedir. Tohumsuz Bitkilerle, Tohumlu Bitkiler arasında evrimsel olarak
bir geçiş grubu oldukları kabul edilir.

Klassis : Coniferales
Bu sınıfa bağlı en önemli takım (ordo) ve bu takıma bağlı çevremizde üyelerine sıkca
rastlayabileceğimiz iki aileyi (familya) örnek olarak verebiliriz.

Ordo : Coniferopsida
Famiya : Pinaceae (Çamgiller)

Çiçekleri tek evcikli, herdem yeşil ve nadiren yapraklarını döken ağaç yada çalılardır.
Yapraklar demetler veya çevresel dizilişte, iğnemsi şekilde olup, reçine kanalları
içerirler. Erkek kozalaklar, Mart ayından itibaren olgunlaşırken, tozlaşma Nisan
ve Mayıs aylarında olmaktadır. Dişi kozalaklar, tozlaşmadan bir yıl sonra olgunlaşır
ve döllenme gerçekleşir. Tohum olgunlaşmasının gerçekleşmesi için de bir yıl
daha geçmesi gerekir. Bu nedenle bu aile üyelerinde aynı anda hem yeni oluşan dişi
kozalaklar, hem yeni döllenmiş dişi kozalaklar ve hemde olgunlaşmış dişi kozalaklar
bulunur. Oluşan tohumların da yapısı ve bağlanma şekli türlere göre değişen bir
kanat içerirler. Bu aileye bağlı önemli bazı cins (genus) ve türler (species) şunlardır:
Genus (Cins): Pinus L. (Çam), Ekolojik hoş görülüğü fazla olduğu için genellikle
kuzey yarım küreden tropiklere kadar yayılış gösterirler. Bu cinse ait türler şunlardır:
Pinus nigra Arn. (Kara Çam), P. sylvestris L. (Sarı Çam), P. brutia Ten. (Kızıl Çam).
Diğer cisler ise Cedrus L. (Sedir), Abies L. (Göknar), Picea L. (Ladin) dir.

Famiya: Cupressaceae (Servigiller)
Çiçekleri bir veya iki evcikli, herdem yeşil ağaç veya çalılar. Yaprakları karşılıklı dizilişli,
pulsu veya iğnemsi biçimdedir. Erkek kozalaklar küçük, uç kısımlarda veya yaprak koltuklarında küme oluştururlar. Dişi kozalaklar uç kısımlarda veya kısa
sürgünlerin yan tarafındadır. Kozalak yapıları bazı türlerde odunsu, bazı türlerde
deri gibi ya da etli görünümdedir. Dünyanın çeşitli yerlerinde yayılış göstermekle
birlikte ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren iki cinsi vardır. Biri Cupressus L.
(Servi), bu cinsin ülkemizde doğal yayılış gösteren tek türü Cupressus sempervirens
L. (Adi Servi) dir. Diğeri ise Juniperus L. (Ardıç) dır. Yaprakları iğne şeklinde
yada odunsudur. Kuzey yarım kürede yayılış gösterirler. Juniperus oxycedrus
L. (Katran Ardıcı) ve J. excelsa Bieb. (Boylu Ardıç) çok yaygın ik ardıç türüdür.

Klassis : Gnetopsida
Gymnospermae' nin son sınıfı olan Gnetopsida sınıfı bitki tarihi ve evrimi açısından
çok önemlidir. Çoğunlukla Gymnospermae karakterleri taşımalarına rağmen odun,
yaprak yapılarındaki farklar, çiçeklerinde basit bir çiçek örtüsüne (Periant) sahip olmaları,
reçine kanalları içermemeleri ve böcekler aracılığıyla tozlaşmaya rastlanması
nedeniyle Açık Tohumlu Bitkilerle, Kapalı Tohumlu Bitkiler arasında geçit formu
oluşturabileceği düşünülmektedir.
Bu bu sınıfa Epherda L. (Deniz üzümü) cinsini örnek olarak verebiliriz.

Kapalı Tohumlu Bitkilerin (Angiospermae) Genel Özellikleri
Kapalı Tohumlu Bitkiler evrimsel bakımdan en iyi gelişmiş ve en büyük bitki grubudur.
Günümüzde yeryüzünde yaklaşık 300.000 Kapalı Tohumlu Bitki üyesi bulunmakla
beraber, yeni belirlenen türlerle sayıları hergün artmaktadır. Bu gruba giren
bitkilerin bir çoğunun kültürüde yapılmakta olup, ekonomik değerleri de fazladır.
Kapalı Tohumlu Bitkiler oluştukları andan itibaren başlayarak, diğer bitki gruplarına
oranla çok daha gelişmiş özelliklere sahip olmaları, vejetatif (kök, gövde, yaprak,
vb.) kısımlarının ortam koşullarına uyabilme yeteneklerinin daha fazla olmasına
bağlanmaktadır.


Kapalı Tohumlu Bitkilerin genel yapısal özelliklerine bakıldığında, öncelikle organları
arasında çok iyi bir iş bölümünün olduğu görülür. Bu grup içinde yer alan
bitkilerde tozlaşma ve döllenme güvence altına alınmıştır.
Logged

wizox
Demirbaş
Hero BiyoWeb
*

Teşekkür 2018
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 538


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Nisan 13, 2007, 03:21:52 ÖÖ »

Kapalı Tohumlu Bitkilerin (Angiospermae) Sınıflandırılması

Burda izleyeceğimiz Angiospermae grubuyla ilgili yapılan sınıflandırma Cronquist
(1968) sistemine dayanmaktadır. Bu sistem biyolojik bulgulara dayandırılarak
geliştirilmiştir.

Buna göre Kapalı Tohumlu Bitkiler Magnoliopsida (Dicotyledoneae = Çift Çenekli
Bitkiler) ve Liliopsida (Monocotyledoneae = Tek Çenekli Bitkiler) olmak üzere 2
Klassis' e (Sınıfa) ayrılmaktadır.

Klassis : Magnoliopsida (Dicotyledoneae = Çift Çenekli Bitkiler)
Çift çenekli bitkiler odunlu veya odun içermeyen bitkilerdir. Bu gruba giren bitkiler
genel olarak 2 çenek (tohum yaprağı), nadiren 1, 3 veya 4 çenek içerirler. Odunlularda
ve otsuların çoğunda, kök ve gövde kambiyuma sahip olmasından dolayı ikincil
büyüme (enine kalınlaşma) gösterir. Otsu türlerde gövde iletim demetleri açık
(kambiyum içeren), iyi gelişmiş veya nadiren kapalıdır (kambiyum içermeyen).
Yapraklar tipik olarak ağsı damarlı, petiollü ve geniş laminalıdır. Çiçek kısımları
(parçaları) belirgin sayıda olduğu zaman 5, nadiren 4 ve çok az olarakta 3 ve diğer
sayılardadır. Çoğunlukla kaliks (çanak) ve korolla (taç) farklılaşması vardır.
Çevrenizde bulunan Çift Çerekli Bitkelerin çiçeklerinin yapılarını inceleyiniz.
Bu sınıf sırasıyla Magnoliidae, Hamamelidae, Caryophyllidae, Dileniidae, Rosidae
ve Asteridae olmak üzere 6 Subklassis (Altsınıf) içermektedir. Şimdi bu altsınıflar
içerisinde yer alan bazı taksonları öğrenmeye çalışalım.

Subklassis : Magnoliidae
Bu altsınıf çift çenekli bitkilerin en eski ve en ilkel olan grubudur. Açık ve Kapalı Tohumlu
bitkiler arasında geçiş özelliği göstermesi nedeniyle sistematik bakımdan oldukça
önemlidir. Bazı yapısal özellikleri arasında, odunlarında trakelerin bulunmayışı,
çiçek organlarının sarmal diziliş göstermesi, periantın perigon şeklini alması
veya hiç bulunmayışı, dişi organın tek karpelli olması, stamenlerin genellikle çok
sayıda, nadiren az sayıda olması, belirgin bir flament anter ayrımı olmaması sayılabilir.
Ayrıca bu grubun üyeleri, eterik yağlar, alkoloid ve tanenli maddeler gibi sekonder
(ikincil) bitkisel maddeleri de içerirler.
Bu altsınıf 8 ordo ve 39 familya içermektedir. Bunlardan çevremizden tanıdığımız
bitki türlerini içeren familyalara örnek olarak, Magnoliaceae (Manolyagiller), Ranunculaceae
(Düğünçiçeğigiller), Papaveraceae (Gelincikgiller) verilebilir.

Subklassis : Hamamelidae
Çoğunlukla odunsu bitkilerdir. Çiçekleri çoğunlukla anemogam (rüzgarla tozlaşan),
küçük ve petalsizdir. Sepal ve petal içerdiklerinde küçük ve pulsu yada belirsizdir.
Kuzey yarım kürenin kurak iklim kuşaklarına adapte olmuş ve yaprak döken
ormanlar oluşturmuşlardır. Bu subklassis üyeleri içerdikleri bir takım kimyasal
maddeler bakımından Magnoliidae subklassisinden ayrılmaktadırlar. Bu subklassis
11 ordo, 24 familya ve 3400 tür içermektedir. Bunlardan geniş yayılış alanına sahip bitki türlerini içeren familyalara Platanaceae (Çınargiller), Moraceae (Dutgiller),
Urticaceae (Isırgangiller), Juglandaceae (Cevizgiller), Fagaceae (Kayıngiller)
örnek olarak verilebilir.

Subklassis : Caryophyllidae
Diğer iki altsınıfa nazaran daha ileri bir grubu teşkil etmektedir.Çoğunlukla otsu
bitkilerdir. Kurak ve tuzlu ortamlara uyum sağlamışlardır. Ayrıca azotca zengin ortamlarda
yetişen bitkileri de içerirler. Petalleri var yada yoktur. Stamenler genellikle
iki daire halinde dizilmiş olup, her dairede 5 adet stamene sahiptirler. Bazı türlerde
dış stamen dairesi ortadan kalkarak stamen sayısı azalmıştır. Bu altsınıfın çoğu üyelerinde
betalsin adı verilen kimyasal maddeler üretilmektedir. Tohum yapılarında
tipik olarak nişasta depo ederler.
Bu altsınıf 3 ordo, 14 familya ve yaklaşık 11.000 türden oluşmuştur. Tanıdığımız ve
yaygın bitki türlerine sahip familyalara örnek olarak, Cactaceae (Kaktüsgiller),
Chenopodiaceae (Kazayağıgiller), Portulaceae (Semizotugiller), Caryophyllaceae
(Karanfilgiller) verilebilir.

Subklassis : Dilleniidae
Çoğunlukla kimyasal olarak tanenli, betalsinsiz ve alkoloidlerce fakirdir. Birkaç familyası
hardal yağlarını içermeleri ile karakteristiktir. Çiçekleri çok petalli, nadiren
petalsiz yada birleşik petallidir. Birleşik petalli oldukları durumda ya korolla loplarından
daha çok stamen içerirler yada stamenler korolla loplarının karşısında bulunur.
Plasentasyon (tohum taslaklarının ovaryuma bağlanma şekilleri) değişik şekillerdedir.
Bu altsınıf 13 ordo, 77 familya ve yaklaşık 25.000 tür içermektedir.
Önemli ve tanıyabileceğimiz bitki türlerini içeren familyalara örnek olarak, Theaceae
(Çaygiller), Tiliacea (Ihlamurgiller), Malvaceae (Ebegümecigiller), Violaceae
(Menekşegiller), Cucurbitaceae (Kabakgiller), Salicaceae (Söğütgiller), Brassicaceae
(Hardalgiller) verilebilir.

Subklassis : Rosidae
Bu altsınıf içerdikleri tür sayısı itibarıyla zengin bir gruptur. Kimyasal bileşikler olarak,
çoğunlukla tanenli, seyrek olarak iridoid bileşikleri bazende triterpenoidleri
içerirler. Çiçeklerinde petalleri belirgin, ayrık veya seyrek olarak dipte birleşmiş,
nadiren tüp şeklinde olabilir. Bazen çok indirgenmiş veya hiç olmayabilir. Ovaryum
diğer çiçek organlarının altında yada üstünde bulunabilir. Stamenleri çok sayıda
olduğu zaman gelişmelerini dıştan merkeze doğru tamamlarlar. Plasentasyon
çeşitli tiplerde, bileşik ovaryumlarda genellikle eksene bağlı durumdadır.
Rosidae altsınıfı 18 ordo, 114 familya yaklaşık olarak 58.000 türden oluşmaktadır.
Günlük yaşamımızda kullandığımız birçok ekonomik kullanımı olan türleri de
içermektedir. Familyaları sayısınca Angiosperm lerin en büyük altsınıfıdır . Fakat tür sayısı bakımından bundan sonra göreceğimiz Asteridae ile hemen hemen
aynı büyüklüktedir.
Örnek olarak Rosaceae (Gülgiller), Fabaceae (Leguminosae) (Baklagiller). Elaeagnaceae (İğdegiller), Punicaceae (Nargiller), Cornaceae (Kızılcıkgiller),
Euphorbiaceae (Sütleyengiller), Vitaceae (Asmagiller), Hippocastanaceae (Atkestanesigiller),
Rutaceae (Turunçgiller), Apiaceae (Umbelliferae) (Maydonozgiller)
verilebilir.

Subklassis : Asteridae
Kimyasal olarak çok çeşitli ürünleri, genellikle iridoid bileşikler, alkoloidler, eterik
yağlar, acı maddeler bulunan tıbbi ve zehirli bitki türlerini içeren familyalara sahiptir.
Çiçeklerde ovaryum, diğer çiçek organlarının altında ya da üstünde olabilir. Çoğunlukla
iyi gelişmiş ve gösterişli, nadiren indirgenmiştir. Petaller birleşerek huni
ya da çan biçimini almışlardır. Stamenler corolla tüpüne yapışık, lop sayısı kadar,
apetal (indirgenmiş petal) olup çiçeklerde stamen hiçbir zaman beşden fazla değildir.
Stilus bazen ginobaziktir (ovaryumun tabanından çıkan), bazende uç kısımdan
çıkar. Plasentasyon değişik tiplerde ve embriyo çoğunlukla tohuma oranla büyüktür.
Bu altsınıf 11 ordo, 49 familya ve yaklaşık 56.000 türden oluşur. Bu türlerin 1/ 3 ü
Asteraceae familyasında toplanmıştır.

Örnek olarak başlıca Apocynaceae (Zakkumgiller), Solanaceae (Patlıcangiller), Lamiaceae
Labiatae, Ballıbabagiller bu familyaya ait türlerin büyük bir bölümünün
içerdikleri uçucu ve aromatik yağlar nedeniyle ilaç ve parfümeri sanayiinde oldukça
ayrı bir yeri vardır.) (Şekil 3.6.)
Oleaceae (Zeytingiller), Scrophulariaceae (Sığırkuyruğugiller), Pedaliaceae (Susamgiler),
Campanulaceae (Çançiçeğigiller), Rubiaceae (Kökboyasıgiller), Caprifoliaceae
(Hanımeligiller), Asteraceae (Compositae) (Papatyagiller) familyaları sayılabilir.

Logged

wizox
Demirbaş
Hero BiyoWeb
*

Teşekkür 2018
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 538


Erciyes Üniversitesi


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #4 : Nisan 13, 2007, 03:33:07 ÖÖ »

Klassis : Liliopsida ( Monocotyledoneae = Tekçenekli Bitkiler)

Otsu yada çok nadir olarak odunsu bitkilerdir. Bu grup içindeki bitkilerde embriyo,
tohum çimlenmesi esnasında tohum içinde bulunan besi dokudan, yedek besin
maddesi emebilmek için emeç ödevi gören bir kotiledon (çenek) içermektedir. Bu
çenek, fidecik biraz gelişip yeşil renk kazanarak fotosentez yapabilecek büyüklüğe
gelinceye kadar beslenmeyi sağlamaktadır.
Tek çenekli bitkilerde bitkinin gereksinim duyduğu madde taşınımını sağlayan iletim
demetlerinin yapısında kambiyum yapısının bulunmaması nedeniyle sekonder
(ikincil) kalınlaşma da görülmemektedir. Bu tip iletim demetlerine "kapalı koleteral
iletim demetleri " denir. Gövde yapısındaki iletim demetleri dağınık biçimde dizilmiştir.

Bu gruba dahil olan bitkilerde ana kök kısa sürede ortadan kalkarak yerini ana kökün
etrafında gelişen çok sayıda ek köklere (adventif kökler) bırakır. Toprak üstü organları
çiçek durumları dışında dallanmamaktadır. Yaprakları tipik olarak paralel
damarlı, yaprak ayası çok zayıf petiolsüz (sapsız) dür. Çiçek örtüsü perigon tipindedir.
Çiçek kısımları belirgin sayıda olduğunda tipik olarak üçlü, nadiren ikili veya
dörtlü. Bitkilerin çoğu toprak altı yaşamına uyum sağlamış rizom, yumru, soğan gibi
yer altı organlarına sahiptirler. Bu tür bitkilere genel olarak geofitler denir. Çiçekleri
genellikle sepalden türevlenen nektaryumlar (balözü bezi) içermektedir.
Liliopsida 5 subklassis içermektedir. Alismatidae, Arecidae, Commelinidae, Zingiberidae
ve Liliidae.

Subklassis : Alismatidae
Değişik özelliklerdeki sulak ya da bataklık alanlarda yetişen otsu bitkilerdir. Yaprakları
basit almaşlı, nadiren karşılıklı dizilişli, paralel damarlı, geniş ayalı veya ayasız
olabilir. Çiçekleri geniş ve gözalıcı görünümden, çok küçükten belirgin olmayana
kadar değişen yapıdadır.
Bu subklassis 4 ordo, 16 familya ve 500 kadar tür içerir.

Subklassis : Arecidae
Otsu, çalı, ağaç ve sarılıcı bitkileri içerir. Tropik ve subtropik bölgelerde yayılış gösterir.
Çiçekler çok sayıda ve genellikle küçüktür. İki seride , üç tepallidir. Yapraklar
almaşlı dar ve paralel damarlıdan, geniş ve ağsı damarlıya kadardır. Meyva üzümsü
yada etli veya kuru eriksi tiptedir.
Bu altsınıf 4 ordo, 5 familya ve 5.600 kadar türden oluşmuştur. Örnek olarak Arecaceae
(Palmae) (Palmiyegiller), Araceae (Yılanyastığıgiller), Lemmaceae (Sumercimeğigiller)
verilebilir.

Subklassis : Commelinidae
Çoğunlukla otsu, seyrek olarak odunsu bitkilerdir. Karasal, nadiren suculdurlar.
Yapraklar sarmal, tabanda, paralel damarlı çoğunlukla kınlıdırlar. Çiçekleri genellikle
iki eşeyli veya tek eşeyli, küçük görünümlüdür. Periant ilkel familyalarda üçlüdür;
sepal ve petal ayrımı belirgindir. Gelişmiş familyalarda ise indirgenmiştir.
Ovaryumları üst durumludur. Besi doku büyük ve nişasta depo etmiştir. Tozlaşma
anemogamdır. Meyva çoğunlukla kuru, nadiren etlidir.
Bu altsınıf 7 ordo, 16 familya ve yaklaşık olarak 15.000 türü içermektedir. Tanıdığımız
bazı türleri içeren familyalara Juncaceae (Hasırotugiller), Cyperaceae (Papürüsgiller),
Poaceae (Gramineae) (Buğdaygiller), Typhaceae (Sukamışıgiller) örnek
olarak verilebilir. Bunlardan özellikle Poaceae (Buğdaygillerin) önemi büyüktür.

Meyvası nişasta bakımından zengin olan bu familya üyelerinin bir çoğu
tahıl bitkisi olarak kullanılır. Ayrıca şeker ve yağ içeren türleri de vardır.
Öte yandan hayvanlar açısından büyük değer taşıyan çayır ve meraların önemli bitkileri
bu familyaya aittir. Kozmopolit olan bu familya 9000 kadar tür içermektedir.

Subklassis : Zingiberidae
Nadir olarak basit, dalsız gövdeli küçük ağaçlar yada epifit ( başka bitkiler üzerinde
yaşayan bitki) otsu bitkilerdir. Çiçekleri genellikle iki yada tek eşeyli, göz alıcı, büyük
ve parlak renklidir. Sepal ve petaller üçer adet serbest yada bileşiktir. Stamenler
iki dairede üçer olmak üzere 6 adettir.
Bu altsınıf 2 ordo, 9 familya ve yaklaşık olarak 3000 türden oluşmaktadır.
Örnek familyalar olarak Musaceae (Muzgiller) ve Zingiberaceae (Zencefilgiller)
verilebilir.

Subklassis : Liliidae
Bazıları epifit nadiren sucul genellikle karasal (rizom, yumru veya soğanlı) geofit
otsulardır. Çiçekleri büyük ve göz alıcı renklidir. Çiçek örtüsü perigon şeklinde, 2
serili ve her seride 3 tepal yaprağı içermektedir. Çoğunlukla sepal nektaryumludur.
Yapraklar alternat nadiren karşılıklı veya dairesel, dar paralel damarlı, kenarları
dar, dişli veya hafif parçalıdır. Ginekeum 3 karpelli ve 1 pistillidir. Stamenler 1, 3 veya
6 tanedir. Meyva genellikle kapsüladır.
Liliidae subklassisi 2 ordo, 19 familya ve yaklaşık 21.000 tür içermektedir. Örnek
olarak Liliaceae (Zambakgiller), Iridaceae (Süsengiller) ve Orchidaceae (Salepgiller) familyaları verilebilir.
Ancak türlerinin 4/5 inden fazlası Liliaceae ve Orchidaceae
familyalarında toplanmıştır.

Bu yazının ilk bölümünde Yeşil, Kahverengi, Altın Sarısı ve Kırmızı Alglerin bölüm (divisio)
özellikleri, yayılış alanları ele alınmıştır. Karasal hayata geçişin öncüleri olan ve bilinen
kara bitkilerinin en ilkelleri olan karayosunları kısaca tanıtılmıştır. Tohumsuz (Sporlu Bitkilerin)
en gelişmiş grubu olarak değerlendirilen Eğrelti Otlarının da genel özellikleri üzerinde
durulmuştur.

İkinci bölümünde ise, bitkiler aleminin en büyük bölümünü oluşturan Tohumlu Bitkilerin
(Spermatophyta), tohumlarının oluşma şekline göre ayrılan alt bölümleri Açık Tohumlu
Bitkiler (Gymnospermae) ve Kapalı Tohumlu Bitkiler (Angiospermae)' in özelliklerine
değinilmiştir. Bu bölüme ait sınıfların önemli özellikleri ve ülkemizde yayılış gösteren
familyaları verilmiştir. Açık Tohumlu Bitkilerin Cycadopsida, Coniferopsida, Gnetopsida
sınıflarına ayrıldıkları ve evrimsel olarak Eğreltilerle, Kapalı Tohumlu Bitkiler arasında
geçit oluşturdukları ifade edilmiştir.

Yararlanılan ve Başvurulabilecek Kaynaklar
Akman, Y., Bitki Biyolojisine Giriş (Botanik), Palme Yayınları, Ankara, 1993.
Frahm, J.P., Frey, W., Moosflora, Ulmer, Stuttgart, 1987.
Güner, H., Aysel, V., Tohumsuz Bitkiler Sistematiği, I.Cilt, E.Ü. Fen Fakültesi Kitaplar
Serisi 108, İzmir, 1989.
Seçmen, Ö., ve Ark., Tohumlu Bitkiler Sistematiği, Ege Üniversitesi, Fen Fakültesi
Kitaplar Serisi, No: 116, Ege Üniversitesi Basımevi, Bornova-İzmir, 1992.
Bitki Sistematiği ve Biyolojisi (Biyoloji), Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi,
Lisans Tamamlama Programı Ders Kitapları.
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.3 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com



Powered by  MyPagerank.Net
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM