Kalp hastalıkları küresel bir salgın olma yolunda emin adımlarla ilerlerken, "tıkalı boru modeli"nden uzaklaşan araştırmacılar, genlerdeki tetikleyicileri araştırıyor.Çizburger, sigara, stres,televizyon karşısında keyif: Bunlar, küresel bir salgına dönüşen kalp hastalığının risk etmenleri arasındaki olağan şüpheliler. Genetik tetikleyicilere ilişkin yeni keşifler, sorunu henüz başlamadan saptamamıza yardımcı olabilir.
Gloria Stevens sırtüstü yatıyor; kendisine lokal anestezi uygulanmış ama bilinci yerinde, çarpan kalbinin görüntüsüne bakıyor. Mecazi anlamda kalbi, duygularının merkezi; insanlara onunla açılıyor -burada da kalbini açıyor; ancak bu kez duygularını aktarmak için değil, sadece kalbinin bir monitörde görülmesi için. Gerçek anlamıyla ise bu kalp, yaklaşık yumruk büyüklüğünde olan ve ritmik kasılmalarıyla Gloria'yı 62 yıl boyunca yaşatan, içi kan dolu bir pompa... Ve küçük bir müdahaleden sonra Gloria'yı, tam olarak belirlenemeyecek sayıda yıl daha yaşatmaya devam edecek.
Şu anda doktoru ince bir kateteri, kasığında açtığı bir kesikten, kasık atardamarından yukarıya doğru ilerletiyor ve aort içinden Gloria'nın kalbini besleyen koroner atardamarlardan birine ulaşıyor. Kateterin ucunda küçük bir balon var. Doktor kateterin ucunu nazikçe, plağın, atardamar yatağını yüzde 90 oranında daralttığı noktaya götürüyor. Çevik ve usta bir hareketle balonu şişirerek atardamar yatağını genişletiyor, sonra balonu söndürüyor ve kanalı sürekli açık tutabilmek için genişleyebilen bir stent yerleştiriyor -stent, küçük, tüp şeklinde bir tel örgüyü andırıyor. Gloria monitörde olup biteni izlerken, atardamarındaki tıkanıklık gözden kaybolmuş bile ve kan, damarların içinden taşkın bir nehir gibi yeniden akmaya başlıyor.
Yalnızca yarım saat süren anjiyoplasti sona eriyor. Gloria olasılıkla ertesi gün evine dönebilecek. (ABD'de yılda bir milyondan fazla anjiyoplasti uygulanırken, Türk Kardiyoloji Derneği'nin verileri bu sayının Türkiye'de 50.000'e ulaştığına işaret ediyor.) Gloria örneğinde tesisattaki tıkanıklık giderildi ve hasta iyileşti, değil mi? Hayır yanlış.
Tedavi sayesinde Gloria'nın yaşam kalitesi olasılıkla artacak. Daha rahat soluk alacak ve belki de daha uzun yaşayacak. Ama tam olarak iyileştiğini söylemek çok zor. Gloria'nın koroner damar sertliği (kalbe oksijence zengin kanı sağlayan atardamarların sertleşmesi ve daralması) onu, gelecekte olabilecek damar tıkanmalarına ve koroner kalp hastalıklarına yatkın hale getiriyor.
Kalple ilgili -kalp kapakçığı sorunu, kalp zarının inflamasyona uğraması gibi- pek çok hastalık olsa da, kalp krizine ve sonunda kalp yetersizliğine yol açabilen koroner kalp hastalığı, her yıl bu nedenle 500.000 kişinin öldüğü Amerika'da hem erkeklerin hem de kadınların birincil ölüm nedenini oluşturuyor. Türkiye'de kalp hastalıkları her yıl 160.000 kişinin yaşamını yitirmesine neden olurken, dünya çapında bu rakam 7,2 milyona ulaşıyor. Modern yaşam tarzının getirdiği hareketsizlik, kırmızı etin aşırı tüketimi ve konforlu ofis koltuklarında geçirilen saatler, hastalığın görülme oranını hızla artırıyor.
Kardiyologlar, kalp hastalıklarından kaynaklanan ölüm oranını azaltmak için, atardamarları açık tutmaya yardımcı olacak, statinler gibi kolesterol düşürücü ilaçları reçete edebiliyor. Hastalarına alışkanlıklarını değiştirmelerini önerebiliyor, ya da acil bir sorun durumunda müdahale kararı verebiliyor. Kullanılan yöntemlerden biri anjiyoplasti; diğeri de hastalıklı damarın atlandığı ve ek damar ile kan akımının sağlandığı baypas ameliyatı. Aşırı hasar görmüş kalpler için ise kalp nakli yapılabiliyor ve kalp verecek uygun aday beklenirken yapay kalp, hastayı hayatta tutabiliyor. Ama küresel bir salgın tehdidi ile yüz yüzeyken bu tür önlemlerin hiçbiri, temel sorunun çözümü için gerekli yanıtı vermiyor: Kalp krizini kimler ve neden geçirir?